17 Temmuz 2019 Ay tutulması

Ay tutulması, Türkiye saati ile 00:30'da batı astrolojisinde 24° 04' Oğlak, vedik sistemde 29°57' Yay burcunda 

Tutulmalar değişim zamanlarıdır. Güneş tutulmaları fikir değiştirirken Ay tutulmaları duygularımızı değiştirir. Güneş tutulmalarından sonra beliren yeni faaliyetlere yönelmek icin gerekli duygu ve ortam değişimini de Ay tutulmaları sağlar. 

Bu tutulma birçok gezegenin bir arada olduğu zamana denk gelmesi sebebiyle oldukça etkilidir. Zira tutulmaya sebep olan ay düğümleri tutulan Ay'dan başka ona yakınlaşan gezegenleri de tutar. 

Ay tutulması esnasında Ay'ın yanında Plüton, Ketu ve Satürn olacak. Duygusal olarak oldukça yoğun bir finalimiz ve vazgeçişimiz var. Aslında Satürn ve Ketu'nun Nisan sonlarından beri tutulma noktalarına yakın kavuşumlarından beri bu finale hazırlıklıyız. Zaten uzatmaları oynuyorduk. Yine de bazen hazırlıklı olsak da final anı gelince ister istemez duygular sel olabilir. 

Ay tutulması Uttara Ashadha (uttarashada) yıldızında gerçekleşecek. Bu yıldız yenilmez zaferlerin yıldızıdır. Kazanma gücünü ve kazanılacak hedefleri gösterir. Bu hedefler sadece kişisel de hedef ve kazançlar değildir. Başkalarının da hayrına olan hedefler olduğu için yöneticileri, liderleri, komutanları, vb kişileri ve devlet kurumlarını işaret eder. Bu sebeple bu tutulmayı takip eden üç ay içinde büyük kurumlarda ve yöneticilerinde değişimler görebiliriz.

Hepimiz kendi hayatımızın yöneticisi ve lideriyiz. Özel hayatımızda hedefimize ulaşmak üzere azimle uzun zamandır sürdürdüğümüz konuların haklı geri dönüşlerini alabiliriz.

Vedik sistemde tutulmanın 29°'de gerçekleşiyor olması belirsizliklerin ve nihayetindeki tamamlanışların da habercisidir. 

Bu tutulma vedik kültürdeki Yay burcu dolunaylarında kutlanan Guru Purnima festivali zamanına denk geldiği için 16/17 Temmuz'da guruları, rehber, hoca ve öğretmenleri de anmak, hatırlarını sormak, gönüllerini almak şans getirir.

Yay burcundaki tutulmanın yöneticisi Jüpiter'in de doğum haritanızda veya transitte bulunduğu evin konuları da tutulmayla beraber etkinleşir. 




Sade Sati yazı serisinin ilk kısmında 7.5 sene süren Sade Sati dönemi kişinin içinde bulunduğu daşaya veya zamanın transitlerine göre farklılık gösterebilir, demiştim.  Bu yazımda da dönem hakkında hala genel kalabilecek seviyede mümkün olduğunca detay vermeye devam edeceğim. 

Sade Sati burcuna göre 3 fazdan oluşur. İlk faz, transit Satürn'ün natal Ay'ın burcundan bir önceki burçta, yani 12. evinde olduğu dönemdir. 

Vedik astrolojide Satürn kendi bulunduğu burç/ev 1 sayılmak suretiyle 3, 7, 10. burçlara/evlere görünüm yapar. Yazıda kolay ifade adına yazının geri kalanını bütün ev/burç sistemi üzerinden anlatacağım ve 'ev' şeklinde ifade edeceğim. Ay'ınızın bulunduğu burcu yükselen burç kabul ettiğinizde transit Satürn, 12.evdeyken, 2.evinize, 6.evinize ve 9.evinize görünüm yapar. 

Yani Sade Satinin ilk fazında kişi 12, 2, 6, 9 evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. 
Kişi içine kapanabilir, depresif olabilir, (12), hastalıklarla uğraşabilir, hastalara bakabilir (6 veya 12), uzaklara gidebilir (9 veya 12), maddi sıkıntı yaşayabilir (2), babasıyla sorunlar yaşayabilir (9), eğitim hayatında zorlanmalar yaşayabilir (9), İlk faz sona ermeye yakın öyle ya da böyle bu sıkıntılarını aşmış olur. İlk faz, kişinin geri çekilme dönemidir. Geri çekilip olanı biteni sindirme dönemidir. 

İkinci fazda ise kişi 1, 3, 7, 10 evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. Özellikle 3. ev aslında Satürn'ün de kendi özelliklerini daha rahat ortaya koyduğu, cesur olduğu bir evdir. Kişi artık geri çekilme dönemini kapamış ve yaşamıyla yüzleşmeye başlamıştır. Bu fazda kişi çalışkan olabilir, bedenine iyi bakabilir (1), cesaret etmeye hazırdır (3), ikili ilişkileri yıpranmıştır (7), ilişkilerine ciddiyet hakimdir (7) , kariyeriyle/sorumluluklarıyla ilgili ciddi kararlarla karşı karşıyadır (10). 

Üçüncü fazda ise kişi 2, 4, 8, 11.evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. Özellikle 11.ev aslında Satürn'ün hayal gerçekleştirme adına arzularını destekler. Kişi artık bıraktıklarını bırakmış, geride kalanlarla kendine yeni bir düzen kurmaya başlamıştır. Bu fazda kişinin maddi sıkıntıları veya ailesiyle ilgili sorumlulukları artmış olabilir (2 veya 4), işe yaramayanı bırakması, arınması gerekir (8), yeni arzu ve hedeflerine ilerlemektedir (11). 


Bu fazların kişiye hissettirdikleri, Ay burcunuzun ne olduğuna göre oralardan geçen Satürn'ün ne kuvvette olduğuna göre değişir. Kısaca notlayacak olursak yandaki tabloyu Vedik ay burcunuza göre referans olarak alabilirsiniz. (Vedik ay burcunuz batı sistemindekiden yaklaşık olarak 24 derece geridedir )


Fazlar ve burçları detaylarına da girdiğimize göre serinin bir sonraki yazısında yıldız (nakşatra) detaylarındaki etki/his farklarına değineceğim. 






[email protected]








Transit Satürn'ün kişinin doğum haritasındaki (natal) Ay'ın bulunduğu burcun bir önündeki burca gelmesinden ve bir sonraki burcundan ayrılmasına kadar olan, Satürn'ün üç burçluk yolculuğu ve yaklaşık 7.5 sene süren zaman dilimine Sade Sati dönemi adı verilir.

Mesela natal Ay burcu Oğlak olan biri için Satürn'ün Yay burcuna girişinden Kova burcundan ayrılıp Balık burcuna geçişine kadar geçen süre Sade Sati dönemidir.

Sade Sati hakkında ürkütücü yorumlar okumuş olabilirsiniz. Şunu unutmayın ki herhangi bir anda  dört insandan biri Sade Sati dönemindedir. O yüzden yorumları ürkünç gelse de, bu dönem nadide bir dönem değildir. Bu yüzden dünyanın bütün kara bulutları sadece sizin başınızın üzerinde toplanacak anlamına da gelmez.

Sade Sati döneminde kişinin eskiden sahip olduğu, çok bağlandığı, önem atfettiği bazı şeyler hayatından çıkar. Bu çıkış kişinin o konulara aidiyet duygusu yüksekse stresi ve hüznü de büyük olabilir. Öte yandan Sade Sati dönemi pek hazırlıksız da gelmez. Mesela yine Ay'ı Oğlak burcunda olan kişi örneğine gelirsek bu kişinin hayatında Satürn Akrep burcundayken, yani Sade Sati başlamadan bir evvel burçtayken, yani transit Satürn, natal Ay'dan 11 burç ötedeyken kişinin hayatına yeni bir uğraş, eğlence, keyif aldığı bir konu girer. Bu zamanlarda kişinin o yeni konuya ilgisinin artması Sade Sati döneminde iyi bir dayanak olur. Kaybettiği şeyleri bu yeni konuyla doldurur. Bu adeta kırılmak üzere olan bir dalı bırakmadan bir başkasına tutunmaya ve diğer dal kırıldığında güvende kalmaya benzer.

Astroloji dersleri aldığım hocalarımdan Ernst Wilhelm'in kendi hayatından örnek olarak gösterdiği bir durumu ben de alıntılamak isterim. Ernst 16 yaşındayken, Sade Sati dönemine girdiğinde annesi ve babası boşanıyor. Aile dağılıyor ve aile bireyleri başka şehirlere savruluyor. Ernst 14/15 yaşlarındayken spor niyetine başladığı bisiklet yarışlarını bu zorlu dönemde hayatının merkezine koyarak bazı mühim müsabakalarda kendini göstererek milli takıma bile giriyor. Eğer bisiklet sporu olmasaydı o dönemde (Sade Sati) depresyondan kafamı kaldıramazdım, diye açıklıyor. Bütün enerjimi spora harcayarak yepyeni bir şehirde, bilmediğim insanlar arasında, ergenlik hezeyanları ve aile dramlarının ortasında kalmama rağmen bu dönemden güzel kazanımlarla çıktım, diyor. 

Transit Satürn, natal Ay'dan sonra 11.evdeyken ilgilendiğimiz bir hobi belki de Sade Sati'nin başladığı (Satürn'ün Ay'dan sonraki 12.eve girdiği zaman) getirebileceği bir iş kaybında yeni mesleğimize dönüşebilir. Satürn hala Ay'dan sonraki 11.evdeyken girdiğimiz bir çevre bize zor zamanımızda sosyal destek sağlayabilir.

Satürn sadece Sade Sati'sinde zor değildir. Transit Satürn nataldaki gezegenlerle kavuştuğunda veya görünüm yaptığında, veya köşe noktalardan geçerken de zorlar. Ama transit Satürn, özellikle natal Ay'dan sonra (Ay'ın bulunduğu burç 1 sayılarak) 3, 6 ve 11.evlerde bir tutunacak dal da verir. İşte o dönemlerde kişi, kendine uzanan bu dalı fark etmeli ve zor dönemleri için kenarda tutmalıdır. Zira fırtına kopup gemi devrildiğinde bu dal ona sandal olacak ve yeni bir gemiye veya karaya çıkmasına yardım edecektir.

Sade Sati dönemlerinde varlığını garanti sandığımız bazı şeyler hayatımızdan çıkarken mühim yaşam tarzı değişiklikleri yaşayabiliriz. Boşanmak, ülke değiştirmek, iş/para kaybetmek, hastalanmak, sevdiklerimizden ayrılmak çok olası Sade Sati hikayelerindendir. Bu demek değildir ki Sade Sati'nin 7.5 yılı boyunca her gün bir şey kaybederiz. Genellikle transit Satürn'ün natal Ay'a 15 derece civarında yakın olduğu dönemlerde Sade Sati etkileri çoğalır. Ayrıca Satürn daşa veya antardaşalarındaysak (vedik astrolojide gezegen dönemleri), Satürn dönüşü yaşıyorsak veya transitte zor evlerde (6, 8, 12 evler) başka zararlılar da varsa Sade Sati etkileri daha da artarken Satürn dönemlerinde olmamak ve daha rahat transitlerin olması Sade Sati etkilerini hissedilmez bile kılabilir. Bu noktada da genellikle Donald Trump'ın Sade Sati döneminde başkan seçilmesi örneği gösterilir. Trump, başkan seçildiği dönemde Jüpiter daşa ve antardaşasındaydı ve transit Jüpiter de kariyer evine güzel bir görünüm yapıyordu. Natal Jüpiter'inin yıldız ve sublord yöneticileri de başarılı noktalardaydı. Bu da Sade Sati döneminde de başarılı şeyler yaşayabileceğiniz manasına gelir. Ama duygu olarak kişiyi rahatsız eden, onu yalnız hissettiren durumlar illa olur. 

Ay, duygu durumumuzu, psikolojimizi gösterir. Ay'a kavuşan Satürn duygu durumumuzu depresif tarafa itmeye meyillidir. Aslında Satürn psikopatlık olsun diye sorun da çıkarmaz. Hayatta her şeyin bir döngüsü var. Satürn de hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, eskiyenlerin, miadını dolduranların dönüşmek durumunda olduğunu hatırlatır sadece. Bu hatırlatmaya ihtiyaç duymayan kimseler için Sade Sati de dahil hiçbir Satürn döngüsü zorlu geçmez.

Satürn'ün bir başka hatırlatması da çabadır. Satürn, çabasız sonuç alınamayacağını da Sade Sati dönemlerinde hatırlatabilir. Sorumluluk sahibi olmayan kişiler için süreç çok daha zorlu geçebilir ama zaten görev bilincine sahip, çaba sarf etmekten imtina etmeyen biriyseniz çabalarınızın sonucunu Satürn geç de olsa verir. Satürn zorlu bir öğretmendir. İyice öğrenmeden geçer notumuzu alamayız. Yine de süreci bir yandan terlerken diğer yandan depresif geçirmek istemiyorsak çabanın sonucuna da takılmamalıyız. Çabadan keyif almayı öğrenmeliyiz. Keyif almıyorsak başka bir çabaya ihtiyaç duyduğumuz manasına gelir. 


[email protected]
https://astrocevap.sopsy.com/










Kuzey Ay Düğümü (Rahu) ve Güney Ay Düğümü (Ketu)'nün mitolojik hikayesi çok özet olarak şöyledir:

Zaman yaratıldıktan kısa süre sonra Tanrılar ve Şeytanlar savaşmaya başlar. İki taraf da bir türlü yenişemediğinden ittifak kurmaya karar verirler. Ortak bir de karar alırlar. Okyanusu çalkalayacaklar ve böylece okyanusun dibindeki aydınlanma (ölümsüzlük diye de geçer) iksirini ortaya çıkarıp içeceklerdir.

İksir ortaya çıkınca tanrılar, iksirin şeytanların eline geçmesine razı olmaz. Tanrılardan Vişnu, güzel bir saki kılığına bürünür ve iksiri sadece tanrılara sunmaya başlar. Sakinin güzelliğiyle büyülenen şeytanlar, iksirin kendilerine servis edilmediğinin farkına varamazlar. Ama içlerinden biri, Rahu (isminin Vasuki olduğu söylenir), durumu fark eder ve tanrı kılığına bürünerek iksiri içmeyi başarır. Bu durumu da Güneş ve Ay fark eder ve saki kılığındaki Vişnu'yu uyarırlar. Vişnu hemen eski haline dönerek Rahu'yu kılıcıyla ikiye böler. Aydınlanma iksirini çoktan içmiş olan Rahu ikiye bölündüğünde artık sadece baş kısmı Rahu olur. Kuyruk kısmı ise Ketu.

Baş kısmı (Rahu) aydınlandığını sansa da iksir alt kısımda, midede, Ketu tarafında kalmıştır. Başı olmayan Ketu 'aydınlandığının' farkında değildir. Rahu ise 'aydınlanamadığının' farkında değildir. Kendini aydınlanmış sanır. Oysa Rahu ihtiraslı/kurnaz/becerikli bir şeytandır hala. Ketu ise aydınlandığı için ermiştir- artık şeytani değildir ve fakat kafası olmadığı için bilinçli bir aksiyon alamaz.

Baş da kuyruk da kendilerini ele verdikleri için Güneş ve Ay'a kin güder. Bu kin yüzünden Rahu ve Ketu zaman zaman Güneş'i ve Ay'ı yutarlar. Bu yutmalar esnasında tutulmalar oluşur.


Nasıl ki tanrılar, şeytanlar olmadan okyanusu çalkalayamacak ve dibindeki aydınlanma iksirini bulamayacaklardı; insanlar da şeytanlar olmadan kendi öz benliklerini kazanamazlar. Bugün 'iyilik' diye nitelendirdiğimiz şeyler 'kötülük' var olduğu için 'iyi'dir. Kötülük olmasaydı iyilik olmayacaktı. Karanlık yoksa ışık da yoktur. Ölüm yoksa yaşam da yoktur. (1) 


***
Şeytan Vasuki'yi ikiye bölerek Rahu ve Ketu olarak ayrılmasına sebep olan tanrının ismi Vişnu idi. Bu neden başka bir tanrı değildi de Vişnu idi?

Vişnu, Hint mitolojisinde Brahma ve Şiva ile birlikte Hint ilahiyatının üç ana tanrısını (teslisi, üçlü birliği) oluşturur. Aslında Hint mitolojisinde bu tanrıların avatarları, onların eşleri, çocukları derken milyonlarca tanrı olsa da Brahma, Şiva ve Vişnu üç ana tanrıdır, bilinç merkezidir. Aslında tek tanrının üç görevlisidir. 

Brahma, yaratıcıdır.
Şiva, yok edici / yıkıcıdır.
Vişnu ise koruyucu, devam ettiricidir. 

Vişnu, Rahu ve Ketu'yu ikiye bölerek aslında düzenin devamını sağlamaktadır. Hinduizme göre sonsuz bir yaşam-ölüm döngüsündeyiz ve bu döngüye, yani bu döngülü düzene samsara adı verilir. Samsara, etki ve tepki (karma) kurallarıyla çalışır. (Karmanın astrolojideki yansımaları ayrı bir yazı konusudur)Arzularımız/nefs (Rahu) ile manevi bilincimiz (Ketu) kavuşamadığı sürece düzen yani samsara aynen devam eder. 

***

Samsara döngüsünden nasıl kurtulunacağına dair Hinduizmin türlü teorileri, iddiaları ve felsefeleri de vardır. Bu iddiaların ortak görüşü ise tek bir varoluş (enkarnasyon) sürecinde samsaradan kurtuluşu (mokşa, sufizmdeki hidayet) sağlayabilecek mutlak bilgiye ve tecrübeye erişmek mümkün değildir. Bu yüzden her canlı defaatle, belki de milyonlarca kere samsara döngüsünden geçer. Bir kolyede dizili boncuklar gibi bütün varoluşlar (enkarnasyonlar) birbirine görünmeyen bir iple bağlıdır. Bu ip, Rahu ve Ketu'dur. Rahu ve Ketu'nun doğum haritasındaki yerleşimi bu varoluş süresince kişinin yaşam yolculuğunun ana hatlarını belirler. Bu manada Ketu, geçmiş yaşamlara; Rahu ise şimdiki ve gelecek yaşamlara dair ışık tutar. 

Astrolojide şimdiye dek hep Rahu'yu gidilmesi gereken hedef, Ketu'yu ise bırakılması gerekenler diye basitçe yorumlamış olabiliriz. Rahu, insanın arzu duyduğu ve cüret ettiği alanlar olduğu için ve bu manada günümüz şartlarında maddi anlamda (prestij, ün, para, evlilik, diploma, takdir vb) daha başarılı yapabilecek malzemeyi sağladığı için bu şekilde tavsiyedir. Ketu ise arzulu bir düşkünlük duymadığımız, başarılı olsak dahi kolayca vazgeçebildiğimiz alanlardır. Bu şartlarda Ketu'ya yönelmek kişinin motivasyonunu kesen durumlarla sık karşılaşmasına sebep olur. Kişinin maneviyat yolunda ilerlemesi ise Ketu sayesinde daha mümkündür. 

Yine astrolojide gezegenlerin de Rahu/Ketu'nun da olgunlaşma dönemleri vardır. Rahu 42 yaş civarında, Ketu ise 48 yaştan sonra olgunlaşır. İnsanın şiddetli arzuları, cüreti (Rahu) 42 yaşından sonra azalmaya veya insanın itici motivasyonu olmaktan çıkar. Manevi bilinci (Ketu) ise 48 yaşından sonra öne çıkmaya başlar. 

***
Maneviyat (mokşa/hidayet) gibi bir yolumuz yoksa da, dünyevi yaşam şartlarında bile Rahu ve Ketu, ikisi de birbirine ihtiyaç duyar. Ketu görüntüde arka planda çalışsa, önemsiz gibi dursa da yokluğu aslında Rahu'yu işlevsiz hale getirir. 

Aslında hayatın içinde Rahu ve Ketu'nun çok örneğini görürüz. Örneğin resimdeki grafik yumurtanın sperm tarafından döllenmesini göstermekte. Spermin kuyruğu (ketu) döllemeyi yapan dna'yı taşıyan başı (rahu) hedefine ulaştırır. Rahunun yakıtı, hızı görevini görür. Sonra kuyruk kafadan koparak ayrılır. Benzer bir biçimde, anne karnından bebek plazentası ile doğar. Plazenta (ketu) bebek dünyaya geldikten sonra bebekten kopar. Ketu sayesinde hayatta bir yere kadar ilerleyebilir ve sonrasında Rahu ile devam edebiliriz. 

***

Rahu ve Ketu'nun doğum haritasındaki ev yerleşimleri içinde bulunduğumuz madde dünyasında geçerliliği olan doğal yeteneklerimizi /yakıtı nereden aldığımızı (ketu) ve arzuların nereyi hedeflediği (rahu) en temel işaretler de olsa 

  • düğümlerin görünümlerinden, 
  • bulundukları burçların yönetici gezegenlerinden, 
  • yıldızlarından (nakşatralarından), 
  • yıldız yöneticilerinden 

arzuların ve gelişmiş yeteneklerin (yakıtın) nerelerde gezindiğine dair detaylara erişebiliriz. 

Bu detaylardan bazen Ketu tarafında daha uzun kalan, Ketu tarafında arzular duyan bir yaşam da çıkabilir. Örneğin Rahu'nun burç yöneticisi Ketu ile kavuşumdaysa veya Rahu'nun yıldız yöneticisi Ketu yönetimindeyse, o zaman bu kişinin arzuları, Ketu (doğal gelişmiş yetenekleri) etrafında gezinir. Bu olumlu ya da olumsuz değildir. Bu sadece böyledir. 

Vedik astrolojide Rahu ve Ketu sadece üçgen görünümler ve kavuşumlar yaparlar. Özellikle kavuştukları gezegenleri oldukça etkilerler. Örneğin Rahu ile kavuşan Venüs, kişiyi Venüsyen konularda (aşk, ticaret, lüks) aşırılıklara itebilir. Ketu ile kavuşan Venüs ise kişiyi bu konularda kayıtsız veya düşük motivasyonlu kılabilir. 



(1) Tasavvufta zıtların birliği, budizmde zıtlık prensibi şeklinde araştırabilirsiniz. Ayrıca Alan Watts'ın Mutluluğun Anlamı isimli kitabını da önerebilirim. 



[email protected]



Nakşatralar, Ay'ın bir günde aldığı mesafedeki yıldız kümeleridir. 
Ay konakları olarak da bilinirler. 
Transit gezegenler bu kümelere ait noktalardan geçerken bu yıldızların özelliklerini yaşantımızda belirgin hale getirirler. 

Aşağıda nakşatraların Vedik astrolojide Hindu/Lahiri sistemindeki burç ve dereceleriyle Batı astrolojisi sisteminde tekabül eden burç ve derecelerini tablolandırdım. 

Vedikten batı sistemine uyarlama için vedik derecelerine yuvarlak olarak 24° ekledim ve fakat iki sistem arasındaki derece farkı zamanla arttığı için doğum tarihinize göre bu farklar da değişebilir. 

Örneğin bugün, Haziran 2019 itibariyle iki sistem arasında 24°07' fark varken 1980 yılında fark 23°35', 1990 yılında 23°43' idi. 

Doğum haritanızdaki tam farkı ve vedik haritanızı çıkarmak için nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini şu linke tıklayarak okuyabilirsiniz.



















[email protected]



Batı astrolojisi sistemine göre Temmuz 2019'un burç yorumları youtube kanalımda yayında.

Ayın en önemli gündemleri:

Yengeç burcunda (Ardra yıldızında) Güneş Tutulması
Oğlak burcunda (Uttara Ashadha yıldızında) Ay Tutulması
Aslan ve Yengeç burcunda Merkür Gerilemesi 


[email protected]


Güneş ve Merkür'ün aynı burçta olmasına Vedik astrolojide Budhaditya Yoga ismi verilir. Merkür, Güneş'ten fazla uzağa gidemediği için çok da yaygın bir yogadır. Bu ikilinin beraber olduğu ev, o eve dair yetenekleriniz olduğu manasına gelir. Merkür Güneş'e yakınsa (12° yakınlık) yandığı için kişinin bu yeteneklerini gerçekleştirmesi biraz zor olur.

Eğer Merkür ve Güneş birbirine yarım derece kadar yakınsa (hatta tam olarak 17 dakika yakınlık) kişiye parlak bir zihin verir. Arap astrolojisinde 'cazimi' ismi verilen bu durumda kavuşumun olduğu evin veya Merkür'ün yönettiği evlerle alakalı konulardaki yetenekler göz alıcı seviyelerde olabilir. Merkür'ün cazimi olduğu günlerde aydınlık bir zihnimiz, parlak fikirlerimiz olabilir.

Cazimi konsepti vedik astrolojide yoktur ama yokluğu geçersiz olduğu manasına gelmez. Astroloji temel prensipleri dışında kuralları tamamen tecrübelere, gözlemlere göre şekillenen ve gelişen bir bilgidir. 

Kendi incelediğim haritalardan vardığım kişisel sonuç ise yanık Merkür'e görünüm yapan yararlı gezegenlerin yanığa iyi geldiği ve Merkür'ün Güneş'le kavuşumdan uzaklaşmaya başladığında daha kuvvetli olduğudur. Yanık gezegenler, görevlerini Güneş'e devrettikleri için de kuvvetli bir Güneş varsa yanık gezegen etkileri yaşanmayabilir.

Güneş'e yakın olan gezegenler 'yanık' diye kategorilendirilseler de gezegenin Güneş'ten daha ilerde olması ile Güneş'ten geride (daha düşük derecede) olması arasında etki farkı vardır. İleri olan gezegen her zaman geride olanın etkisine kapılır. Bu manada, Güneş'e yaklaşan Merkür (gerideki gezegen) esnasında, Güneş Merkür'leşir. İletişim kurmakta zorlanabilir, sık fikir değiştirebiliriz. 

Merkür, Güneş'i geçince ise Merkür Güneş'leşir. Bu sefer Merkür iletişim kurarken göz alıcıdır. Kendini dinletir. Sadece biraz fazla 'kibirli' bir dilden konuşuyor olabilir. Fikirlerine fazlasıyla güvenir. Hata yaptığını kabul etmeyebilir. 

Her iki durum da 'Yanık Merkür' diye geçer ama yaşama yansımaları birbirinden farklıdır. .

--
Cazimi de, yanıklığa dair tüm bahsettiklerim de, sadece Merkür için değil, herhangi başka bir gezegen için de geçerlidir. Retro gezegenler Güneş'le aynı yönde hareket etmedikleri için yanık sayılmazlar.

Güneş ve diğer gezegenlerin kuvvetine dair açıklama yapan geçmiş bir yazım için tıklayınız.  



[email protected]


Hakkında oldukça sık konuşulan nakşatralardan olan Ashlesha, vedik astrolojide 16'40'' - 29'59'' Yengeç; batı astrolojisinde ise yaklaşık 10'40'' - 23'59' Aslan burcu arasında yer alır. Ashlesha'nın yönetici gezegeni Merkür'dür. 

Hakkında çok konuşulmasının sebebi spekülasyonlara, sansasyonlara açık kişiler olmalarıdır. Yine de bunu genellememek gerekir. Her yıldızın yüksek ve düşük motivasyonda yaptıkları şeyler arasında erdem seviyesi farklıdır. Ashlesha'nınki de diğerlerinden farklı değildir. 

Düşük motivasyonda çalışan Ashlesha'lar ürkek, kaygılı olabilirler. Genellikle geçmişlerinde yaşadıkları ve kendilerini aşağılanmış hissetmelerine sebep olan olaylar sebebiyle güçlü olmaya fazla uğraşmaları, güçlerini kaybetmemek için güçlü birine veya ortama tutunma çabası, çıkarları için norm dışı tavırlar sergileyebilmeleri söylenebilir. 

Yüksek motivasyonda çalışan Ashlesha'lar ise çok iyi araştırmacı, doktor, şifacı, yüksek mühendis, kimyacı, psikolog olabilirler. İnsan psikolojisinden çok iyi anlarlar ve insanları yönlendirmeyi çok iyi bilirler. Bu yüzden yüksek motivasyondayken çok iyi lider özelliklerine sahiptirler. Tabii düşük motivayondayken insanları kötü emellerine yönelik de yönetebilirler. Ashlesha'lar arasından çevreyi, doğayı, hayvanları korumak için uğraşan çoktur. Vejetaryen olmaya meyillidirler. Aralarından hayvan hakları aktivistleri de çokça çıkar. 

Ashlesha kadınları bedenlerinin güzellikleri, seksi tavırları, kıvrak hareketleri ile bilinir. Bu yüzden de bu nakşatradan çok sayıda manken, fotomodel, film yıldızı, dansçı çıkar. Kadınları kapalı giyinmekten genellikle hoşlanmaz. (Bunu bir edep ya da ahlak unsuru olarak ifade etmediğimi özellikle belirtirim). Bazıları bedenlerinin güzelliğinin mesajını vermek, bazıları da sıcak basması sebebiyle kapalı giysilerden hoşlanmaz. Giysilerinde de dar veya bağlamalı öğeleri olan tarzlar seçerler. 

Ashlesha yıldızına mensup kişileri en çok harekete geçiren şey incinmektir. Normalde hiçbir zararı olmayan bir Ashlesha incitildiğinde, haksızlığa uğradığında veya gözü önünde bir başkası haksızlığa uğratıldığında ceza biletini yüksek kesebilir. Sevdiklerine karşı çok korumacı ve sahiplenici de olduğu için onlara yapılan haksızlıklar karşısında da büyük düşman kesilebilirler. 

Ashlesha'yla iyi geçinmenin tek yolu onu ve sevdiklerini küçük düşürmemektir. Tabii ki kimse kimseyi küçük düşürmesin ama Ashlesha'ların hassasiyet seviyesi yüksek olduğu için birçoklarının sıradan bulabileceği bir yorum onlar için pandoranın kutusunu açabilir ve sıradan bulunabilecek bir konu şeref meselesine dönebilir. Affetmeleri de oldukça zordur. 

Sembolü yılan olan Ashlesha nakşatrası yılanın sıkı kavrayışı, şifacılığı, intikamcılığı ile açıklanır. Az uyuyabilirler, çokça uykusuzluk çekerler. Genellikle uyurken gözleri tam kapanmayabilir. Uyurlarken izlediğinizde gözlerini hafif açık sanabilirsiniz. Genellikle kıvrılarak veya kendilerini bir yerlere sıkıştırarak uyurlar. Genellikle uykusuzluk veya uykuya dalma zorluğu çekerler. 

Kuşku seviyeleri yüksektir. Genellikle tehlikeyi sezerler ve ona göre kendilerini ve sevdiklerini hızla korumaya alırlar. Bazen tehlike olmasa bile hissettikleri fazla kuşkunun etkisiyle gereksiz olabilecek önlem ve davranışlar, özellikle de sivri dillilik sergileyebilirler. Kötü söz söyleme alışkanlıkları varsa bundan vazgeçmek onlar için daha hayırlı gelişmelere vesile olur. 

Kuru cilt problemleri, cilt döküntüleri yaşarlar.Tırnak yeme alışkanlıkları da yaygındır. Kalın telli saçları vardır. Saçları çok dökülebilir ve kadınları genellikle saçlarını topuz şeklinde bağlayarak kullanırlar. 

Bedendeki kundalini enerjisi de yılan sarılışıyla sembollenir. Bu yıldızdaki kişiler mistik güçlere sahip olabilir ve kundalini uyanışı yaşayabilirler. 

Her nakşatranın olduğu gibi Ashlesha'nın da 4 ayağı (padası) vardır. 

1.pada: Vedik sistemde 16°40″ – 19° 59′ Yengeç arasındadır. (Batı sisteminde yaklaşık 10°40″ – 13°59 Aslan burcu)
Bu ayağı Yay burcuna ait Jüpiter yönetir. Hastalıklarla çok içli dışlıdır. Bu yüzden bu noktalar tipik doktor, eczacı, şifacı yerleşimidir. Yardımlaşma ve hayır kurumlarında da görev alabilirler. Kendilerinde kronik rahatsızlıklar bulunabildiği gibi rahatsızlığı olan yakınlarıyla ilgilenmek durumunda da olabilirler. 

2.pada: Vedik sistemde 20°00″ – 23° 19′ Yengeç arasındadır. (Batı sisteminde yaklaşık 14°00″ – 17°19 Aslan burcu)
Bu ayağı Oğlak burcuna ait Satürn yönetir. Yıldızın en hırslı ayağıdır. Çok soğukkanlı ve planlamacıdır. Eşyasının, malının kıymetini en çok bilen ve en tutumlu davranan ayaktır. Düşük motivasyonlu bir Ashlesha için hırsları uğruna tehlikeli veya yanlış yollara sapabilen ayaktır. 

3.pada: Vedik sistemde 23°20″ – 26° 39′ Yengeç arasındadır. (Batı sisteminde yaklaşık 17°20″ – 20°39 Aslan burcu)
Bu ayağı Kova burcuna ait Satürn yönetir. Yıldızın en çevreci, hümanist, aktivist ayağıdır. Bu ayakta vejetaryen, vegan beslenen kişiler de çoktur. Toplumsal meselelerle çok ve ateşli şekillerde ilgilenirler. Sosyal reformculardır. 

4.pada: Vedik sistemde 26°40″ – 29° 59′ Yengeç arasındadır. (Batı sisteminde yaklaşık 20°40″ – 24°00 Aslan burcu)
Bu ayağı Balık burcuna ait Jüpiter yönetir. Bilgilenmeyi, kültür sahibi olmayı, sosyalleşmeyi ve seyahat etmeyi çok severler. Genellikle eğitim hayatları başarılıdır. Kalemleri, edebiyatları, yaratıcı becerileri kuvvetlidir. 


----

Tabii ki her konuda olduğu gibi daha net yorum yapabilmek için nakşatralarda da gezegenin yerleştiği ev, aldığı görünümler, vb bazı detaylar daha incelenmelidir.

[email protected] 



Batı astrolojisine göre Haziran 2019'un burç yorumları youtube kanalımda yayında.
Ayın en önemli gündemleri:

  • İkizler burcunda (Rohini yıldızında) yeniay
  • Yay burcunda (Mula yıldızında) dolunay
  • Mars Kuzey Ay Düğümü Kavuşumu
  • Satürn Güney Ay Düğümü kavuşumu




Vedik astrolojide, zararlı gezegenler (Satürn, Mars, Rahu ve Ketu) hangi eve veya hangi ev yöneticisine görünüm yaparsa o evle ilgili konuları geciktirir veya strese sokar. Evlilik konusunda da bu gezegenlerin 7.eve veya 7.ev yöneticisine yaptığı görünümler evliliği geciktiren veya strese sokan etkilerdir. 7.ev yöneticisinin veya ilişkiler gezegeni Venüs'ün yanık, geri hareketli veya düşük olması da ayrı stres sebepleridir. 

Birkaç aydır vedik astrolojinin ev kapılarının yıldız ve sublordlarıyla yorumlar yapan KP metotuyla da ilgileniyorum. Bu metotta evlilik için 2, 7 ve 11.evlerin dönemin dasa/antardasa gezegenleri tarafından aktive olması icap eder. Bu mantıkta aslında herkesin evlilik geciktirdiğini sandığı 7.ev Satürn'ünden ziyade 5.ev Satürn'ü daha zorludur. Çünkü gecikme yaratan Satürn, 5.evden 2, 7 ve 11.evlere; yani evlilikle ilgili tüm evlere görünüm yaparak çıkış kapılarının hepsini tutmaktadır.

7.eve veya 7.ev yöneticisine zararlıların her birinin yaptığı görünüm bir negatif (eksi) etkiyse yararlılardan (Jüpiter, Venüs, Merkür, büyüyen Ay) alınan her görünüm de bir pozitif (artı) etkidir. 7.ev yöneticisinin 6, 8, 12.evlerde olması da diğer negatif etkilerdir. 7.ev yöneticisinin Satürn veya Mars olması tek başlarına negatif bir etki değildir. Bunların 7.eve veya 7.ev yöneticilerine yaptığı görünümler negatif sayılır. 

Eksiler artılardan biraz çoksa evlilik gecikse veya strese girse de idare edebilir. Eksiler artılardan bayağı çoksa evlilik engelli olabilir. 

Aşağıda 7.ev yöneticisinin veya Venüs'ün negatif hallerine dair özet bazı notları görebilirsiniz. Bunlar genel manada evlilikteki sorunların ne çerçevede çıkabileceğini anlatsa da tam bir analiz için navamsa (d9) haritası da incelenmelidir. Tek etkiden ve özellikle de pozitif etkileri değerlendirmeden büyük çıkarımlar yapmayınız.

Evlilikle ilgili gezegenin Yanık olması:
Kişinin evlilik yapmak için bir çaba içinde olmayabileceğini gösterir. Hayatında birileri varsa da o kişiyle az ilgilenebilir. Başka işleriyle daha meşguldür. 

Evlilikle ilgili gezegenin Düşük olması: 
Partnerin, kişinin istek ve ihtiyaçlarını karşılamadığı görülür. Partner, kişiyle çok ilgili değildir. Partnerin kendi dünyası vardır ve o dünyaya kişinin girmesi zor olabilir. 

Evlilikle ilgili gezegenin Geri Hareketli olması: 

Bütün diğer etkilere nazaran tek başına mühim bir negatif durum değildir. Biraz gecikmeli veya dolambaçlı yollara girilmek zorunda kalınarak gerçekleşen bir evlilik manasına gelir. Flört döneminde başlayan, biten ve tekrar başlayan bir evlilik de olabilir.  

Evlilikle ilgili gezegendeki Ketu etkisi:
Neptün de Ketu'ya benzer etkiler verir. 
Kişinin ilişki ihtiyacı pek azdır. İlişkisi olmasa da olur. Partneriyle bağ kurmakta zorlanır. 
İlişkinin başlarında değilse bile zamanla ortaya çıkan bir etkidir. 

Evlilikle ilgili gezegendeki Rahu etkisi:
Uranüs de Rahu'ya benzer etkiler verir. 
Kişi aşırı ilişki odaklıdır ama ilişkilerinde nereden çıktığı belli olmayan türlü engel ve huzursuzluklar vardır. Partnerinin duyguları çok gelgitli olabilir. Yabancı veya dul/boşanmış eş göstergesi de olabilir. 

Evlilikle ilgili gezegendeki Satürn etkisi:
Satürn geciktirir ve süründürür. Ancak gecikme ve birkaç hayal kırıklığı etkisinden sonra kısmeti verir. İlişkide soğukluk, mesafe de barizdir. 

Evlilikle ilgili gezegendeki Mars etkisi:
Mars, ilişkiyi huzursuz yapabilir. İlişkide sık kavga edilebilir ve acıtıcı sözler sarf edilebilir. Dominant ve sert mizaçlı partnerleri de gösterebilir. 


İletişim: 
https://astrocevap.sopsy.com/



5 Mayıs 2019'da Batı astrolojisine göre 14 derece Boğa; vedik sistemde 20 derece Koç burcunda, Bharani yıldızında yeniay var.

Anne rahmi olarak sembollenen Bharani enerjisi yeni şeylerin doğumunu destekler. Koç burcu başlangıçları ve ileri adımları destekleyen bir burçtur. Yeni bir yola çıkmak, yeni bir fikri geliştirmek için gerekli sancıları da çekmeye niyetli oluruz. En değerli eserler sancılı süreçlerden sonra ortaya çıkanlardır. 

Vedik sistemde Koç burcundaki yeniay, Güneş'in yüceldiği burçtadır. Bharani'deki Güneş'in yıldız yöneticisi Venüs'tür. Venüs de bu esnada Balık burcunda yücelmiştir ve Jüpiter'den de destek görmektedir. 

Hangi burcu ne manada desteklediğini aylık videolarımda anlatmıştım. hatırlamak için link: 





[email protected] 









Satürn 30 Nisan ile 18 Eylül 2019 tarihleri arasında Batı astrolojisine göre 20° ile 14° Oğlak burcunda; vedik sistemde Yay burcu 26° ile 19° arasında geriliyor.

Satürn gerilemesi düzeltilmesi gereken, başka çözümler bulunması gereken sorunları gidermek; ertelenip duran yarım bırakılan konuları tamamlamak için idealdir. Bunlar kendiliğinden olmaz elbette. Satürn emek ister. Sorunlar veya yarım kalmış işler varken kafamızı kuma gömmek Satürn'ün depresyon, korku veya panik yüzünü göstermesine sebep olur.

Satürn gerilemeleri herkesi etkiler. Satürn'ü doğum haritasında geri hareketli olan kişileri de etkiler. Satürn'ü doğum haritasında geri hareketli olanlar genellikle ya çok çalışkan ya da çok üşengeç olurlar. Üşengeç takımındakilere Satürn gerilemesi esnasında iş bitirme hevesi gelebilir. Çalışkan takımdakiler ise ince detayları tamamlayıp ödüllerini alabilirler.

Satürn, gerilemesi boyunca Purva Ashadha nakşatrasında olacak. Purva ashadha 'erken zaferleri'  gösterir. Yeterince çabalanmadan elde edilmiş zaferlerin de çabasını sonradan verme zamanı gelmiştir. Zafer sarhoşluğu yaşayanlar veya sadece sırlar, entrikalar üzerine kurulmuş bir avantajın sahipleri bu Satürn gerilemesinde bedel ödemeye başlayabilir. Purva Ashadha'nın sonunda Uttara Ashadha vardır ki o noktalar hak edilmiş, yeterince düşünülmüş, çalışılmış, olgun zaferlerdir. Zaferin olgunlaşması için şimdi doğrunun yanlıştan ayrılması ve emek verilmesi gerekir. bu yüzden bu Satürn gerilemesi esnasında toplumsal hayatta çok sayıda sır da açığa çıkabilir.

Satürn gerilerken geçen sene, yani 2018'den beri karşılaştığınız sorunlar ve olaylar bu sefer yarım kalmışları tamamlamak için veya zararınızı azaltmak/durdurmak ve önünüzdeki yeni maçlara bakmak üzere tekrar karşınıza çıkabilir. Satürn, disiplin, çaba ve azimin gezegenidir. Satürn'ü yönetmek için cesaret, olgunluk ve biraz da tevekkül gereklidir. Karşılaştığınız sorunlarla baş etmek için uğraşmalı ve fakat bunların çok da takıntılı esiri olmamalısınız. Onlardan vazgeçmeyi ve kaybı azaltmayı da bilmelisiniz.

Satürn, gerilemesine Purva Ashadha nakşatrasının 4.ayağında başlayacak. Bu ayağı 28 Haziran 2019'a kadar olan döneminde geçecek. Purva Ashadha'nın 4.ayağı Akrep burcuna ait Mars'tır. 30 Nisan'dan 28 Haziran'a kadar olan süreçte derin duygusal ve gizli konular daha ön plandadır. Belki de bir tarafınızı saklı tutuyor, kimselerin bilmediğini bilerek rekabetçiliğinizi artırıyordunuz. Azminiz ve kararlılığınızla süreci devam ettiriyordunuz. Purva Ashadha'nın sembolü elektir. Tahılın işe yarayan, besin değeri yüksek kısmını işe yaramayandan ayırır. Purva ashadha'daki Satürn gerilemesi devam etmeli misiniz, yoksa azminiz ve çabanızı hak etmeyen sonuçlar aldığınız için bırakmalı mısınız'ı size gösterecektir.

Bu Satürn gerilemesinin ilginç yanı Satürn'le neredeyse aynı derecelerde kucak kucağa bir de Güney Ay Düğümünün (Ketu) olmasıdır. Ketu bizi doğum haritamızda transit geçtiği evin konularına karşı kayıtsız yapabilir. Motivasyon azaltabilir. Satürn disiplinli ve azimliyken Ketu'nun motivasyonsuzluğu elimizdeki işleri gönülsüz götürmemize sebep olacaktır. Ama zorla güzellik de bir yere kadardır. Mayıs ayından itibaren gergin ve öfkeli Mars'ın; Haziran'da da beklenmedik ve şok edici Rahu ile beraber olan Mars'ın Satürn ve Ketu'ya görünüm yapmaya başlaması 'yeter artık' şeklinde masa devirir tonda zorla sürdürdüğümüz konuları aniden bitirmemize sebep olabilir. 

Toplumsal alanlarda ise Mayıs ve en çok Haziran'da terörizm ve skandallar artabilir. Yay burcu dinin, inançların, adaletin, uzak seyahatlerin, kitle iletişiminin burcudur. Terörün ve toplumsal gerginliklerin bu alanlarda; yani ibadethanelerde, uzak mesafe taşıtlarında, adalet saraylarında veya kitle iletişim araçlarını ilgilendiren alanlarda gerçekleşmesi çok muhtemeldir. Bu alanlarda çalışan kişilere dair skandallar da gün yüzüne çıkabilir. Yay burcu yabancıları ve göçmenleri de ilgilendirir. Eleme yapan Purva Ashadha yıldızındaki Satürn gerilemesi, tüm dünyadaki göçmenlerin iadesi veya seçici olarak yerleştirmelerine dair hareketleri de çoğaltır. 

Türkiye'nin 7.evinde gerçekleşecek olan Satürn Ketu kavuşumlu gerileme, eskiden imzalanmış ikili anlaşmaları yeniden gözden geçirmemize, eski müttefiklerimizden kopmamıza ve yeni ittifaklar kurmamıza sebep olabilir. 7.ev her manada değişim anlaşması sayılır. Döviz değişimi, kur değişimi şartları da yeniden gözden geçirilebilir. 7.evin, 4.evden sonraki 4. ev olması (bhavat bhavam) sebebiyle bu Satürn gerilemesi esnasında büyük taşıtlar, büyük okullar, büyük evler/ saraylar, büyük altyapı projelerinde de bazı sıkıntılar veya yeniden yapılandırmalar da ortaya çıkabilir.