Venüs, çok klasik manada Jüpiter’den sonra şans ve rahatlık getiren bir gezegen olarak tanınır. Venüs, aşkın, zarafetin, güzelliğin, romantizmin gezegeni diye de bilinir. Duruma göre hayatımızı kolaylaştırabildiği gibi duruma göre zorlaştırabilir de. Venüs’ün hayatımıza ne kadar destek veya köstek olduğu Venüs'ün burcuna, yükselen burcumuza, Venüs’ün yükselen burcumuzun yöneticisiyle ve diğer gezegenlerle olan ilişkisine göre değişir.


Kişinin kendi yaralarını sarmayı, dişi enerjisini kullanmayı, dünyevi tatminler yaşaması için doğru kararları alabilmeyi, sevme, sevilme ve rahat etme kapasitesini anlamayı gerektiren durumlarda Vedik astroloji Venüs’e, yani Venüs’ün bulunduğu burca, Venüs’ün bulunduğu eve ve girdiği görünümlere danışır.

Venüs’ün transitleri, özellikle de geriler durumdaki transitleri önemli zamanlara işaret eder. Venüs yaklaşık 1,5 yılda bir 40 gün kadar geriler. 


Venüs gerilemesi sorunlu mudur? 

Gerileyen gezegenler gecikmelere ve geçmiş konuların yeniden gündeme gelmesine sebep olabilse de özellikle bir sorun çıkarıp çıkarmayacağı duruma göre değişir. Astrolojide çok net, istisnasız ve kısa cevaplar maalesef yoktur.

Astrolojide türlü ekoller vardır. Bizim coğrafyamızda en yaygını batı astrolojisi ve o başlık altında toplananlar olduğu için batı sistemine göre yorumlar yapsam da batı astrolojisinin vedik astrolojiyle çelişmeyen yanları oldukça fazladır. Çelişmeyenlerden biri de gerileyen gezegenlerin kuvvetlerine dair yorumlardır. Şöyle ki:

Vedik astrolojide Chesta Bala (Mesafe Kuvveti) isimli bir formülasyonla bir gezegenin kuvveti ölçülebilir. Bir gezegen Dünya’ya ne kadar yakın duruyorsa o kadar kuvvetlidir. Gezegenler gerilerken Dünya’ya çok yakındırlar. 

(Bu yüzden 2018 yazında gerileyen Mars'ı, bize çok yaklaştığı için rahatça görebildik. Türlü resimlerini rahatça çekebildik) 

İşte dünyaya (yani bize) yakın olmaları sebebiyle gerileyen gezegenlerin Chesta Bala’sı yüksektir. 


Bir gezegenin kuvvetli olması onun şanslı, ballı, şahane olması anlamına gelmez. Venüs, Jüpiter gibi şanslı, uğurlu (benefik) gezegenler kuvvetliyken daha da pozitif katkıları olurken; Mars ve Satürn gibi zararlı, sıkıntılı (malefik) gezegenler kuvvetliyken daha da zorlu olurlar.

Mesela, Venüs Terazi burcunda kendi evindedir. Terazi burcundaki Venüs'ün geri hareketli olması onun Chesta Bala’sını (mesafe kuvvetini) da artıracağından, Terazi burcunda gerileyen Venüs, gerilemesine rağmen oldukça iyi, hatta düz hareketinden bile daha iyi durumdadır. Çünkü şanslı bir gezegen bize (dünyaya) iyice yaklaşmıştır. 

Mesela Venüs, Başak burcunda ise düşüktür. Başak burcundaki Venüs’ün geri hareketli olması onun mesafe kuvvetini artıracağından, Venüs’ün Başak'ta ve ileri hareketli olmasına göre daha iyi bir durumdadır. Düşüklüğünün etkisi dünyaya yakınlığıyla azalmış, en azından 'idare eder' bir yere gelmiştir. Venüs hem Başak’ta hem de ileri hareketliyse (Dünya’ya uzaksa) en zor yerleşime sahip yerdedir.


Özetle, geri hareketlilik tek başına iyi ya da kötü değildir. Geri hareketlilik bilakis, kuvvetli bir gezegeni daha da kuvvetlendirirken düşük bir gezegenin zorluklarını da azaltabilir. 

Venüs, vedik astrolojiye göre 5 Ekim 2018 -16 Kasım 2018 tarihleri arasında Terazi burcunda geri hareketli olacaktır. Tabii ki geri hareketlilik yüzünden geçmişteki yarım kalmış konuların önümüze düşmesi mümkündür ama bu Venüs, kendi burcunda (Terazi) kuvvetli bir Venüs olduğu için geçmiş hataları düzeltmek anlamında oldukça iyidir. Batı astrolojisine göre Venüs sadece Kasım 2018'de Terazi burcunda geri hareketli olacak. Batı modeline göre ilerliyorsanız Kasım ayının ilk iki haftası geçmiş hataları tamir etmek adına şanslı bir dönem olacaktır. 


Doğum haritasında Venüs'ü geri hareketli olanlar Venüs gerilemelerinden daha mı az etkilenir? 

Doğum haritasında herhangi bir burçta, herhangi bir evde, herhangi bir yönde beliren Venüs'e göre bir Venüs kodumuz vardır. Bu kodla dünyaya gelmişiz ve bu koda göre hayatımızı idare ederiz. Bu koda göre bir normalimiz vardır. Herkesin normali de diğerlerine göre farklı olsa da kendine göre alışık olduğu bir ritimdir. 

Venüs'ün gerileme zamanlarında Venüs'ün kodumuza göre alışageldiğimiz ritmi değiştiğinden bu değişimden etkileniriz. Doğum haritasında Venüs'ü geri hareketli olan kişinin kendi normali de geri hareketli olmayanın kendi normali de değişmiştir. O yüzden bu 'değişik' enerjiye ayak uydurmakta herkes sıkıntı yaşayabilir. 





Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/











Gazetelerde, dergilerde, internette aylık/yıllık/haftalık, yani dönemsel genel astroloji yorumlarının içeriği aslında transitlerdir. Kişisel yorum için onlarca değişik araç var olsa da genel yorum ancak transitler kadar yapılabilir. Yani genel burç yorumları için elimizdeki tek araç transitlerdir. 

Transitler, belirli bir dönemde gezegenlerin burcu, derecesi ve nasıl harekette olduğudur. Bu transitlerin kişinin haritasında nerelere isabet ettiği de o dönemin doğasını açıklar. Bu transitlerin kişinin doğum haritasında nerede olduğu ise ancak yükselen burcundan anlaşılabilir. 

Yükselen burç, kişinin doğduğu andaki ufuk noktasındaki burçtur. O noktadan itibaren 360 derecelik gökyüzü 12 parçaya, yani eve bölünür. Mesela, yükselen burcu Aslan olan biri için Jüpiter Yay burcundayken ufuk noktasından itibaren 5 burç ötededir, yani 5. evindedir. 

Yükselen burç, bu manada transitler üzerinden genel astroloji yorumu yapabilmek için referans noktası oluşturması itibariyle değerlidir. Bir kişi Kasım'da da doğmuş olsa Mart'ta da doğmuş olsa yükselen burcu Aslan ise Jüpiter Yay burcunda ilerlerken onun için 5. evinde ilerlemektedir. Böylece dünyadaki milyarlarca insan için yükselen burç sayesinde 12 adetlik genel bir ortak zemin oluşturulabilinir. 

Yükselen burç, dış dünyadan bize 'gelen' etkileri açıklar. Bizim kontrolümüz dışındadır. Bir şekilde eğrisi, doğrusu, acısı tatlısıyla maruz kaldığımız etkilerdir.  

Ay burcu ise iç dünyamızdır. İç dünyamız da elbette dış dünyadan etkilenir. Keza, dış dünya da bizim iç dünyamızdan doğan tepkiler sayesinde etkilenir. Mesela ortada hiçbir bariz rahatsızlık yokken huzursuz hissedebiliriz. Bazen de ortalık yangın yeriyken kendimizi ortama nazaran daha sakin hissederiz. Bu 'hisler' için, ruh halinizi değerlendirmek için Ay burcu yorumlarını takip etmek isteyebilirsiniz. Ay burcu ile Yükselen burç bambaşka şeyler anlatabilir. Bu başkalıklar da zaten somut dış dünya ile soyut iç dünyanız başkalığıdır. Duygularıyla hareket eden bir insansanız Ay burcu yorumları size daha çok uyabilir ama ortam müsait değilken durup dururken aksiyon almayan bir insansanız Ay burcunu takip etmek sadece psikolojinize dair size ışık tutar. 

Güneş burcu ise kişiliğinizi gösterir. Egonuzun dolandığı alanlardır. Hayatınız bir krallıksa, Güneş bu hayatın kralıdır. Transit etkileri sizi etkilediğinde bu kralın ne tip tepkiler verebileceğini buradan anlayabiliriz. Sert mi olacaksınız, vaz mı geçeceksiniz, tembellik mi yapacaksınız, kıskanacak mısınız, ağlayacak mısınız, vs. 'Dış dünyadan' neye maruz kalacağınızdan ziyade maruz kaldıklarınıza nasıl tepki vereceğiniz manasında değerlidir. 

Bu arada burçlar, Yükselen, Ay ve Güneşten de ibaret değildir. Becerilerinizi gösteren Merkür'ün de bir burcu, anlam kazandırma becerilerinizi gösteren Jüpiter'in de bir burcu, seçim yapma stilinizi gösteren Venüs'ün de bir burcu, vs vardır. Bu gezegenlerden de transitler vardır ve gündeminizin içeriği gerektiğince bu gezegenlere etki eden transitler de yorumlanır. Sınavlara hazırlanıyorsanız mesela Merkür (öğrenme) ve Jüpiter'in (anlama) aldığı transit etkiler değerli bilgiler içerebilir. Bu yüzden bir burçta kümeleşmiş çok sayıda gezegeniniz varsa (Uranüs, Neptün, Plüton' u, düğümleri ve göktaşlarını konu dışı tutunuz) o burcun takibi de hayatınızın birçok alanında  genel burç yorumlarından çıkan öngörüleri isabetli yapabilir.  

Bu manada ben kişisel olarak en çok 'Yükselen Burç' takibi taraftarıyım. En azından kendinizi yeterince tanıyorsunuz varsayımıyla yükselen burç taraftarlığı yapıyorum. Dış dünyadan neler gelebileceğini tahmin etmek adına en değerli bilgidir. Yükselen burcu takip etmek, 'eve hangi misafir gelecek?' sorusunun cevabını verebilir. Bunu tahmin edebilirsem, ona göre hazırlık yaparım mantığıyla bunu öneriyorum. Ama bakın, benim haritamda toprak ve sabit çok enerji var. Kendi kaşınan bir insan sayılmam. Kendi bakış açımdan size böyle tavsiye veriyorum. Astrologlar zaten sizin haritanızı kendi bakış açılarıyla yorumlarlar. Onlar da kendilerinden bağımsız değillerdir.  

Ama duygularıyla hareket eden bir insansam, Ay burcunu devreye sokup eve ben birilerini çağırmak isteyebilirim.  Sıkıldım, Ayşe'yi çağırayım, diye yola çıkabilirim. 

Güneş burcu ise kendim mi çağırdığım, misafirin kendisi mi geldi önemsemeden eve gelen misafire nasıl davranacağımı gösterir.  

Siz de kendi doğanıza göre burç yorumlarını takip edebilirsiniz. 

Özetle, astroloji çok katmanlı ve karmakarışıktır 😕 Yukarıda anlattıklarım bile çok sadeleştirilmiş ve sadece minik bir kısmının açıklamasıdır. 


Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/






8 Kasım 2018'de Akrep burcundan Yay burcuna girecek olan şanslı ve cömert Jüpiter'in burçlara göre etkisi youtube kanalımda yayında. 




[email protected]
Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/
Batı astrolojisine göre Ekim 2018'in burç yorumları YesimArpat Youtube kanalında yayında.
Bu ayın en önemli konuları 
  • Akrep burcunda Venüs gerilemesi
  • Terazi burcunda Yeni Ay 
  • Boğa burcunda Dolunay 

Dip not: Vedik sistemde Venüs, Terazi burcunda geriliyor olacak. Yine bir gerilemedir. Tekrarı, duraksaması olur ama şanslı bir gezegen (Venüs) kuvvetli olduğu bir burçta (Terazi) geriliyorsa geçmiş yaraları sarmak adına oldukça kuvvetlidir. Yeni şeyleri yine ağırdan alabiliriz ama eskileri tamir için harika sonuçlar mümkündür. 




[email protected]
Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/





Vedik astrolojisi Batı astrolojisinden farklı bir zodyakı kullanır. Batı astrolojisi tropik zodyakı kullanırken Vedik astroloji, yıldız bazlı olan Sidereal zodyakı kullanır. Çok eskiden her iki sistemin zodyakları birbiriyle örtüşüyordu ama dünyanın eksen kayması yüzünen zamanla aralarındaki noktasal benzerlik kayboldu. Bu farklara dair Astrolojide Zodyak Çeşitleri konulu yazımı okumak isteyebilirsiniz. 

Bu yazımda zodyak çeşitlerinden bahsetmeyeceğim. Sidereal haritanızı çıkarmak için internette hangi kaynaklardan yararlanabileceğinizden bahsedeceğim. 

Vedik astrolojiye dair Türkçe kaynak azlığının farkındayım. Yine de az İngilizce ile bile vedik haritanızı çıkarabileceğiniz önerilerim olacak. 

Birçoğunuz www.astro.com sitesine çok aşina. Sitenin harita çıkarma programı benim de oldukça kullanışlı bulduğum bir yapıya sahip. Tropik zodyak kullanan Batı astrolojine programlı Astro.com'un ayarlarını değiştirerek vedik haritanızı da çıkarabilirsiniz.


Vedik haritamı astro.com'dan çıkarmak istiyorum derseniz 

  • www.astro.com 'a girin. 
  • Free Horoscopes tab'ine girin. 
  • Extended Chart Selection'ı seçin.
  • Edit Birth Data'yı seçin ve doğum bilgilerinizi girin. 
  • Zodiac'ı Sidereal olarak seçin
  • Ayanamsha'yı Hindu/Lahiri olarak seçin. 
Sonra;
Vedik astrolojide de ekoller vardır. Vedik astroloji genellikle eşit/bütün ev sistemi kullansa da evlerin ve burçların aynı noktada başlaması mantığında olmayan ve Placidus kullanan KP metodu da oldukça yaygındır. 
  • Options for zodiac and houses kısmında house system'ı default bırakırsanız Placidus sisteminde (yani ev ve burçların eşitliği üzerine olmayan bir sistemde)
  • Options for zodiac and houses kısmında house system'ı whole signs'a çevirirseniz geleneksel eşit burç ve ev dağılımlı vedik sistemde 
haritanıza ulaşabilirsiniz. 

Tabii yukarıda bahsettiğim sadece harita çıkarmak için geçerli adımlardır. Vedik astrolojinin dönemlerini ve alt haritalarını çıkarabilen adımlar değildir. Bunlar için az İngilizce ile ve kısıtlı vedik astroloji bilgisiyle ilerlenebilen ücretsiz bir program bilmiyorum. Yine de denemek istiyorum diyorsanız http://www.astrosage.com/kundli/ sitesindeki programı bilgisayarınıza, aplikasyonunu da telefonunuza indirebilirsiniz. 

Profesyonel bir uygulama satın alabilirim diyorsanız benim de kullandığım Parashara Light'ı veya  Kala Vedic Astrology Software 'i önerebilirim. 



Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/



    Batı astrolojisinde Balık burcunun yaklaşık 27°20 ile Koç burcunun 10°40 derece arasına, vedik sistemde ise Balık burcunun 3°20 ile 16°40 arasına isabet eden kısmı Uttara Bhadrapada yıldız kümesidir (nakşatrasıdır). Bu derecelerde yükselene, Ay'a veya Güneş'e sahip olanlarda bilgelik ve esneklik en bariz özelliktir.  

    Bu nakşatranın yönetici gezegeni Satürn'dür. Balık burcunda yer aldığı için Jüpiter de devrededir. Bu kişiler için adeta Satürn ve Jüpiter birleşmiştir. Bu yüzden akılcı bir esneklikleri vardır. İşin hep gerçekçi ve kötümser yanını da muhakkak gözetirler. 

    İlk bakışta sade ve sıradan gözükürler. Zekalarını ve yeteneklerini ilk bakışta anlamanız güçtür. Genellikle fiziksel olarak mümkün olduğunca az hareket ederler. Zihinleri bedenlerinden daha aktiftir. Geceleri geç saatlere kadar oturabilirler. Sessiz ve sakin ortamları çok severler. Adeta birer gece bekçisi gibidirler. 

    Yazma ve konuşma kabiliyetleri baskındır. Öfkelerini ve memnuniyetsizliklerini kontrol altında tutmayı çok iyi bilirler. Hayatlarının ileri aşamalarında genellikle bir büyük hediyeye veya mirasa sahip olabilirler. 


    Her nakşatranın olduğu gibi Uttara Bhadrapada'nın da 4 ayağı vardır. 

    1.ayak: Batı sisteminde 27°20 Balık ile 0°40 Koç (vedik sistemde ise 3°20 ile 6°40 Balık) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Güneş'tir. 

    Çevrelerinde olumlu ve kuvvetli etki bırakmayı bilirler. Etik anlayışları gelişmiştir. Her nakşatranın ilk ayağı saygıya ve yüksek değerlere daha çok sahiptir. Uttara Bhadrapada'nın bu ayağı da maddiyattan çok saygınlık arar. Bilgisiyle parlamayı, etrafı aydınlatmayı hedefler. 


    2.ayak: Batı sisteminde 0°40 ile 4°00 Koç (vedik sistemde ise 6°40 ile 10°00 Balık) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Merkür'dür. 

    Çalışkan, zeki ve materyalisttirler. Daha az bilge, daha çok pratiktirler. Hesap ve analizden iyi anlarlar ve bu araçlarla ilerlemeyi tercih ederler. Az konuşurlar, daha içe kapanıktırlar. Perde arkasında olmayı sahneye tercih ederler. 


    3.ayak: Batı sisteminde 4°00 ile 7°20 Koç (vedik sistemde ise 10°00 ile 13°20 Balık) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Venüs'tür.  

    Açık görüşlü, özgürlükçü ve samimidirler. Her şeyi objektif değerlendirmekte ustadırlar. Becerilerini veya yaptıklarını etrafa göstermek konusunda enerji eksiği veya çekingenlik hissedebilirler. Fazla pasif olabilirler.  


    4.ayak: Batı sisteminde 7°20 ile 10°40 Koç (vedik sistemde ise 13°20 ile 16°40 Balık) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Mars'tır.   

    Her nakşatranın 4.ayağı daha manevi, mistik ve yardımsever ayağıdır.  Uttara Bhadrapada'nın da bu ayağı mistisizme, okülte, spiritüel konulara, felsefeye ilgi duyabilir. Mars yönetiminde olduğu için ilgilendiği konularda aşırı uçlara savrulabilir. Kafasını karıştırabilir. Enerjisini agresif bir şekilde dışa vurabilir. 

    ----



    Tabii ki her konuda olduğu gibi nakşatralarda da gezegenin yerleştiği ev, aldığı görünümler, vb bazı detaylar daha incelenmelidir.


    Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/



    Yaşamımızın rotasını gösteren ay düğümleri, sinastri (çiftlerin uyumu) haritalarında da çiftlerin birbirleriyle kurduğu bağları açıklaması adına oldukça önemlidir.

    Bir kişinin doğum haritasında kuzey ay düğümü (Rahu) ile bir başkasının Ay'ı, Güneş'i, Venüs'ü veya yükselen burç yöneticisi kavuşum yaptığında bu iki kişi arasında ciddi karmik bir çekim veya bağ olabilir. Bu bağın olması bu iki kişinin muhakkak harika bir ilişki yaşayacağı anlamına gelmese de aralarında karşı konulamaz bir çekim olacağına işaret eder. Bu çekim kişileri birbirine hızla bağlasa da Rahu'nun aşırılıkları sebebiyle ilişkilerini de fazla aşktan saçma bir yola sokabilir. 

    Bir kişinin doğum haritasında güney ay düğümü (Ketu) ile bir başkasının Ay'ı, Güneş'i, Venüs'ü veya yükselen burç yöneticisi kavuşum yaptığında bu iki kişi arasında geçmiş yaşam bağları olabilir. Bu bağın olması bu iki kişinin muhakkak harika bir ilişki yaşayacağı anlamına gelmese de aralarında tarifi güç bir aşinalık olacağına işaret eder. Bu aşinalık kişileri birbirine kolay bağlasa da Ketu'nun hevessizliği ve düşük enerjisi sebebiyle ilişkilerinde duygusal bağlar zayıflar ve kopma noktasına gelebilir. Reenkarnasyon konseptinde geçmiş yaşamlardan 'arta kalan' ve 'tamamlanması gereken' bir bağa işaret eder.   

    Bu yazımın devamında Venüs ile Ay Düğümlerinin kavuşumlarının oluşturduğu ilişki tiplerinden bahsedeceğim:


    Venüs kişisi ile Rahu kişisi (Kuzey Ay Düğümü -KAD)  kavuştuğunda;
    • Rahu, Venüs'ü ihtirasla, tutkuyla ister, beğenir. Venüs, ilişkide kendini aşk tanrısı / tanrıçası gibi hissedebilir. 
    • Venüs'ün, Rahu'ya şefkati ve romantizmi çoktur. 
    • İlişki eskidikçe Venüs ilişkide seçimleri yapan kişi olur. Liderlik etmese de fikirleri değerlidir. 
    • Arzulanma rolleri kadına yakıştırıldığından Venüs'ün kadın, Rahu'nun erkek olması ideal dense de aslında cinsiyet rollerinden bağımsız olarak Venüs daha çok arzulanandır. 
    • İlişki eskidikçe de Rahu'nun Venüs'e duyguduğu arzulu düşkünlük çok azalmaz. 

    Venüs kişisi ile Güney Ay Düğümü (Ketu) kişisi kavuştuğunda 
    • Venüs kişisi zaman geçtikçe beğenilmediğini hisseder. Ketu, ortamlarına Venüs'ü katmak istemeyebilir.  
    • Venüs kişisi beraberliğin devamı için Ketu'yu şımartmak durumunda kalabilir. 
    • Venüs, zaman içinde (başlangıçta değil) Ketu'da arzu doğurmamaya başlar.  
    • Ketu, zamanla Venüs'ü kınamaya, çok eleştirmeye başlayabilir.
    Sadece Venüs ve düğümlerin bağlantısıyla bir ilişki iyi veya kötü olarak değerlendirilmemelidir. İlişki de doğum haritası gibi çok boyutludur. Ayrıca dönemlerin  (dasaların) etkileri tetiklemediğinde / desteklemediğinde ilişkinin başlaması da bitmesi de söz konusu olmayabilir. Burada bahsettiklerim sadece ilişkinin fıtratına dair tüyolar verir. 

    Yukarıda bahsettiğim ilişki biçimleri muhakkak gönül ilişkisi ekseninde düşünülmek durumunda da değildir. Örneğin, kardeşinizle aranızda da Venüs ve Ketu bağı olabilir. Kardeş olan Venüs ise onun türlü huy ve tavırlarını kınayan taraf olabilirsiniz. Kardeş olan Ketu ise o sizi çok eleştiriyor olabilir. 




    Ateş grubundaki burçlarda yerleşmiş gezegenler doğuştan getirdiğiniz becerilerinizi gösterir. Ateş grubu gezegenleri geliştirmek için yapacağınız şeyler görece azdır. Zaten öylesinizdir. Öyle doğmuşsunuzdur. Sonradan geliştirdiğiniz şeyler değillerdir. Kshatriya (şövalye) tipi burçlar oldukları için amade, hazır ve hızlıdırlar. 

    Su grubundaki gezegenleri ise üzerinde eğitim, öğretim alarak geliştirebilirsiniz. Hakkında okuyarak, bir ustadan, uzmandan tavsiyeler alarak geliştirilebilir. Brahmin (hoca) tipi burçlar oldukları için konularınıza dair hocası, ustası, uzmanı bulursunuz. Bir bilenden öğrenirsiniz. 

    Hava grubundaki gezegenleri pratik uygulamalarla geliştirebilirsiniz. Shudra (tüccar) tipi burçlar oldukları için alaylıdırlar. Yani hocayı, ustayı dinlemek yetmez, kendi pratiğinizi de geliştirmeniz gerekir.  

    Toprak grubundakileri ise üzerinde yıllarca emek vererek geliştirebilirsiniz. Vaishya (işçi) tipi burçlardır. Öğrenmek, uygulama yapmak bu grup için de geçerli olsa bile üzerinde terleme ve uzun tekrarlar gerektirir.  

    Örneğin 7.evinizin yönetici gezegeni hava grubuna ait bir burçtaysa ilişkilerinizi geliştirme, düzeltme ihtiyacı içindeyseniz, tavsiyeler almak, olayı anlamaktan ziyade deneye yanıla kendi çözümünüzü bulursunuz. 7. evinizin yöneticisi toprak grubundaysa sizin için sevginin yolu emekten geçer.


    Notlar: 
    Yukarıda bahsettiklerim vedik bilgidir. Batı tipi doğum haritasında da geçerli olabilir zira her sistem kendi içinde bir bütündür ve her sistem günün sonunda aynı yere değişik araçlarla ve yöntemlerle varır. Batı tipi haritada başka bir yoldan yukarıda bahsettiğime çıkıyor olabilirsiniz ama sadece yukarıdaki yolu inceliyorsanız vedik haritanız üzerinden değerlendirmek daha isabetli olabilir. 

    Yukarıda bahsettiğim konu bütünün sadece bir parçasıdır. Sadece bu bilgiden büyük çıkarımlar yapılamaz.   

    Vedik haritanızı ücretsiz çıkarmak için astro.com 'u kullanabilirsiniz. Bunun için zodyak seçiminizi Tropical'dan Sidereal'a çevirmeniz; Ayanamsha'yı da Hindu/Lahiri olarak seçmeniz gerekir. 


    [email protected]
    Danışmanlık: https://astrocevap.sopsy.com/




    Hedef odaklılık, özellikle iş dünyasında çok aranan bir özellik. Bunu en iyi başaranlar ise Batı astrolojisinde #Oğlak burcunun yaklaşık 7°20 ile 20°40 derece arasına, vedik sistemde ise Yay burcunun 13°20 ile 26°40 arasına isabet eden Purva Ashadha yıldız kümesidir (nakşatrasıdır). Bu derecelerde yükselene, Ay'a veya Güneş'e sahip olanlar için aklına koyduğunu yapamamak düşünülemez. 

    Bu nakşatranın yönetici gezegeni Venüs'tür. Yay burcunda yer aldığı için Jüpiter de devrededir. Bu kişiler için adeta Venüs ve Jüpiter birleşmiştir. Bu yüzden eğlenceye, pahalı objelere düşkün, flörte meyilli de olurlar. 

    Her nakşatranın olduğu gibi Purva Ashadha'nın da 4 ayağı vardır. 

    1.ayak: Batı sisteminde 7°20 ile 10°40 Oğlak (vedik sistemde ise 13°20 ile 16°40 Yay) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Güneş'tir. 

    Dinamik ve yaratıcılardır. Çevrelerinde olumlu ve kuvvetli etki bırakmayı bilirler. Etik anlayışları gelişmiştir. Her nakşatranın ilk ayağı saygıya ve yüksek değerlere daha çok sahiptir. Purva Ashadha'nın bu ayağı da maddiyattan çok saygınlık arar. Makam, koltuk hedefleri belirgindir. 



    2.ayak: Batı sisteminde 10°40 ile 14°00 Oğlak (vedik sistemde ise 16°40 ile 20°00 Yay) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Merkür'dür. 

    Çalışkan, zeki ve materyalisttirler. Para kazanma ve mesleklerinde yükselme odaklılardır. Kaliteli, düzgün iş çıkardıkları için genellikle rakiplerinden üstün gelirler. Realist ve mantıklıdırlar. Çok konuşkan ve iletişime açık olurlar. 


    3.ayak: Batı sisteminde 14°00 ile 17°20 Oğlak (vedik sistemde ise 20°00 ile 23°20 Yay) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Venüs'tür.  

    Purva Ashadha'nın en rahat, en lüks, en eğlence seveni, en yaratıcısı ve en keyifçisidir. Maddi fırsatları bolca yakalarlar. Kolay aşık olurlar. Kolay arkadaşlık kurarlar. Her türlü ikili ilişki (gönül ilişkisi, arkadaşlık ilişkisi, ticari ilişki) içinde olmayı severler. Başkalarıyla beraber olmak onların yaratıcılıklarını da besler. Bu kümenin diğer ayakları kadar çalışkan olmayabilirler ama fırsatları değerlendirmekte iyidirler. 


    4.ayak: Batı sisteminde 17°20 ile 20°40 Oğlak (vedik sistemde ise 23°20 ile 26°40 Yay) arasına denk düşer. Bu ayağın yöneticisi Mars'tır.   

    Her nakşatranın 4.ayağı daha manevi, mistik ve yardımsever ayağıdır.  Purva Ashadha'da bu ayak mistisizme, okülte, spiritüel konulara, felsefeye ilgi duyabilir. Mars yönetiminde olduğu için ihtiraslı ve ateşlidirler. Robin Hood özellikleri vardır. Üstün ve kollektif fayda için savaşmaya hazırdırlar. Sayıca çok, etkice büyük gönül ilişkileri olabilir. Bildiklerini anlatmaktan, prensiplerini yaymaktan hoşlanırlar. 

    ----


    Tabii ki her konuda olduğu gibi nakşatralarda da gezegenin yerleştiği ev, aldığı görünümler, vb bazı detaylar daha incelenmelidir.




    Doğu geleneklerinde insan hayatının 4 ana nizami amacı (purushartha: purusha = insan; artha = amaç) vardır. Bunlar: kama, artha, dharma ve moksha 'dır.


    Kama = İhtiras / zevk
    Artha = Maddiyat / güvenlik
    Dharma = Görev bilinci / doğruluk
    Moksha = Özgürlük / kurtuluş


    Astroloji de hayatın içinde olduğu için kişinin bu amaçlardan hangilerine daha yakın durduğunu doğum haritalarından anlayabiliriz.


    1) Kama:

    Astrolojide Kama'yı doğum haritasındaki 3, 7 ve 11. evler gösterir. Bu evlerde çokça yerleşmiş gezegenleriniz varsa zevk, keyif, dost ve eğlence odaklı olduğunuz genel yorumunu yapabiliriz. Bu kişiler oldukça sosyaldirler ve çevreleriyle yakın temastan hoşlanırlar.


    Doğum haritasında

    3.ev hobileri, ilgi alanlarını, merakı, iletişimi
    7.ev karşı cinsle ilişkiyi veya bağlılık duyulan yakın ilişkileri
    11.ev sahip olunması arzulanan objeleri, parayı veya sosyal ilişkileri
    Kama alanına ait amaçların bazıları şunlardır:


    Evlenmek veya cinsel beraberlik istemek, yeni arkadaşlar edinmek, ödül almak, siyasetle ilgilenmek


    Bedenin ve zihnin arzu ve ihtiraslarıdır. Başkalarıyla temas halinde olmaktır. Duyu organlarımızın çokça stimülasyonudur. Hinduizme göre sevmek / sevilmek, dokunmak / dokunulmakta veya zihnin arzuladığı başka sosyal keyif ve zevklere yönelmekte bir beis yoktur. Kama, nizami bir amaç olsa dahi olgunlaşan insan bunlarla yetinemeyecek ve daha büyük bir amaca (Artha) ilerlemek isteyecektir.


    2) Artha:

    Astrolojide Artha'yı  doğum haritasındaki 2, 6 ve 10. evler gösterir. Bu evlerde çokça yerleşmiş gezegenleriniz varsa maddi birikimlerinize, refahınıza odaklı olduğunuz genel yorumunu yapabiliriz.

    Doğum haritasında

    2.ev her türlü birikimi (maddi birikim, bilgi birikimi, koleksiyonlar)
    6.ev maddi/bilgi birikimi yapabilme becerilerini, bu alandaki engelleri yenme zekasını ve enerjisini, günlük işleri
    10.ev kariyer, statü, başarı, çatışma çözen lider özelliklerini
    gösterir.


    Artha alanına ait amaçlardan bazıları şunlardır:
    İş kurmak, işe girmek, okul bitirmek, yatırım yapmak, para biriktirmek


    Kişinin biriktirme, maddi güvenlik oluşturma amacıdır. Hinduizme göre olgulaşan bir insanın aile kurması ve ailesini geçindirmesi için maddi amaçları da olmalıdır. Refah sağladıkça başka mutluluklar için yolumuzu açarız. Gittikçe olgunlaşan insan bir süre sonra maddi birikimlerinden de safi mutluluğu elde edemeyeceğini anlar ve bir üst amaca (Dharma) geçer.



    3) Dharma:

    Çok kısaca görevdir. Ama daha çok görev ve adalet bilincidir. Yapmanız gerekeni, doğru ve adaletli olanı yapmaktır. Değer sahibi olmaktır. Tek bir doğru yoktur. Kişiye ve durumlara göre doğru yol değişebilir. Örneğin adam öldürmek yanlıştır ama çok daha büyük bir katliamı önlemek amacıyla bir teröristi öldürmek doğru olabilir. Hırsızlık yanlıştır ama belki de hasta bir çocuğun ilaçlarını almak için yapılması gerekebilir. Dharma amacındaki kişi doğruyu arar. Bunun için felsefe, hukuk, din bilgisi gibi araçlardan faydalanma eğilimindedir.


    Doğum haritasında

    1.ev bedeni, kişiliği, kişisel özellikleri, egoyu, takdiri
    5.ev yaratıcılığı, eğitimi, zekayı, çocukları, 
    9.ev bilgiyi yaymayı, öğretmenliği, felsefeyi, ideal amacı


    Dharma alanına ait amaçlardan bazıları şunlardır:
    Meslek değiştirmek, aile kurmak, çocuk sahibi olmak, bedenini sağlıklı tutmaya çalışmak


    Astrolojide Dharma'yı  doğum haritasındaki 1, 5 ve 9. evler gösterir. Bu evlerde çokça yerleşmiş gezegenleriniz varsa doğru olmak, doğru bilgiye, ahlaka ve bilince kavuşmak odaklı olduğunuz genel yorumunu yapabiliriz. Bu evler Vedik astrolojide 'şanslı' diye bilinir. Çünkü dharmayı aramak, doğruyu bulmak ve uygulamak hayatınızda iyi karmalar oluşturur. Bu evlerde çokça gezegeni olan kişilerin geçmiş yaşamlarında yaptıkları iyiliklerin çokluğu iddia edilir. Bu evlerin yöneticilerinin bulunduğu evler de bu gezegenlerin şanslarına kavuşmuş olur. Kişi ancak dharmasını da tamamladığında bir üst amaca (Moksha) kavuşabilir.


    4) Moksha:

    Astrolojide Moksha'yı doğum haritasındaki 4, 8 ve 12. evler gösterir. Bu evlerde çokça yerleşmiş gezegenleriniz varsa dünyevi işlerden yana gönülsüz, ilgisiz, maneviyat odaklı olduğunuz genel yorumunu yapabiliriz.

    4.ev huzuru, temel yaşam sevincini
    8.ev derin değişimleri, ölümü/yeniden doğuşu
    12.ev münzeviliği, yalnızlığı ve maneviyatı
    gösterir.


    İnsanın nihai amacıdır. Özgürlük ve kurtuluş olarak tercüme edilebilir. Ermek, aydınlanmak, olgunlaşmak gibi anlamları vardır. Moksha'ya kavuşan insan, insan olmanın bütün gerekliliklerini ve ihtiyaçlarını gidermiş ve tekamülünü tamamlamıştır. Hinduizme göre tekrar dünyaya gelip yeni sınavlar vermesi gerekmez.


    Moksha alanına ait amaçların bazıları şunlardır: 

    Pozitif düşünmek, karşılıksız yardım etmek, yardımlaşmak, öngörü sahibi olmak, yoga/meditasyon yapmak, ibadet etmek, maneviyatını güçlendirmek, şükretmek


    --

    Bahsettiğim hayat amaçları aslında Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisine de çok benzer. Maslow da teorisinde insanın fiziksel dürtülerinin giderilmesinden sonra maddi güvenlik ihtiyacının ortaya çıktığını; daha sonrasında da ahlak/etik gibi değerlerinin oluştuğunu iddia eder. Spiritüel amaçlara ise onun teorisinde de en son sıra gelir.    


    Moksha'yı anladığımız an, geriye kalan her amaç adeta bir illüzyona dönüşür. Kişinin Dharma'sı (görevi) de aslında Moksha'ya ulaşmaktır. İnsanın Artha'sı da Moksha'ya rahat ulaşabilsin diye güvenliğini sağlar. İnsanın Kama'sı da etrafında kendisini yine nihai hedefi olan Moksha'ya taşıyabilmek adına destekleyen kişiler bulundurmasıdır. Moksha'dan önceki her amaç aslında Moksha'ya hizmet eder. 



    [email protected]



    Bir süredir aylık videolarımda da nakşatralardan bahsediyorum. Nakşatralar yıldız kümeleridir ve vedik astrolojinin bel kemiğidir. Her nakşatra 13 derece 20 dakikalık bir alanı kapsar. Bu da Ay'ın bir günde kat ettiği mesafedir. Yani Ay, her gün bir nakşatradan geçer. Bu manada her günün kendine has bir detayı vardır. Astrolojide genellikle burçlardan, yani 30 derecelik bir alandan bahsederiz. Oysa bir burçta eşit genişlikte olmasalar da 3 nakşatra vardır. Nakşatralar burca detay katar. Bu yüzden her burcun içinde farklı özellikler taşıyan kişiler/durumlar vardır. Yine bu yüzden mesela her Akrep, ya da her Ay burcu Akrep, ya da her yükselen Akrep birbirinin aynısı değildir. Akrep'e ait hangi nakşatrada olduğuna göre birbirlerinden oldukça ayrılırlar. 

    Nakşatraların, yani yıldız kümelerinin her birini yöneten gezegenler veya noktalar vardır. Bu yazının devamında Kuzey Ay Düğümü (Rahu) etkisi altında olan nakşatralardan bahsedeceğim. Sonraki yazılarımda da diğer nakşatralardan bahsetmeye devam edeceğim. 

    Rahunun egemenliğinde her biri farklı 3 nakşatra vardır. Bu üç nakşatra Batı sisteminde su burçlarının yaklaşık ilk yarısına tekabül eder. Rahu huzursuz, belirsiz, sınır tanımayan bir enerjidir. Kontrolü güçtür. Biraz da bu yüzden su gruplarının 'heyheylerinin' meşhur olduğunu sanıyorum. 


    1) Ardra Nakşatrası: 

    Lahiri vedik sisteminde İkizler burcu 6°40' ile 20°00' arasında; Batı sisteminde ise üzerine yaklaşık 24 derece eklediğinizde Yengeç burcunun yaklaşık ilk 14 derecesine tekabül eden yıldız kümesidir. Rahu'nun huzursuz tarafı bu nakşatrada daha belirgindir. 

    Özellikle Ay'ı, yükseleni veya Güneş'i bu aralıktaki kişilerin baskın özellikleri şöyledir: 

    Vedik sistemde bu aralık İkizler'e ait olduğu için, yöneticisi olan Merküryen özellikler taşır. Toplum içinde samimidir. Mizah yönü kuvvetlidir. Samimiyeti ve şakalarıyla popülerdir. Çok şey bilir. Öğrenmeye meraklıdır. Zekidir. Aynı anda birçok konuyla ilgilenebilir. Sık sık mekan ve konu değiştirmek ister. Adeta hem Merkür hem Rahu bir aradadır. 

    Çok büyük sorunlarda derli toplu, mantıklı ve sakin kalabilirken ufak bir sorunla karşılaştığında zihni adeta bir girdaba girer ve duygusal olarak ıstırap çekmeye başlayabilir. Bu manada zaman zaman kişi için çevresindekiler 'zeki ama akılcı değil' gibi düşünebilir. 

    Ardra'nın Hint mitolojisindeki tanrısı Rudra, yani fırtına tanrısıdır. Sembolü gözyaşıdır. Bu tıpkı bir bebeğin gözyaşı gibidir. Bir an ağlarken bir anda ağlaması kesilebilir ve genellikle sebebi de çok belirgin değildir. Bir diğer sembolü de fırtınadır. Aniden bastırır ve gider. 

    İlerici bir mantığı vardır. Çürümüş eskileri yok etmesi ve yeni gelişmelere yer açması gerekir ve bütün değişimleri fırtınalar eşliğinde gerçekleşir. Yani yaşadığı değişimler ani, kısa ve yoğun bir etkiyle olur. Öngörülebilir değildir. 

    Benzerleriyle (yani diğer Rahu grubu nakşatralarla) iyi geçinebilirler ama sabit ve sakin insanlar onları anlamakta zorlanabilir. 



    2) Svati Nakşatrası: 

    Lahiri vedik sisteminde Terazi burcu 6°40' ile 20°00' arasında; Batı sisteminde ise üzerine yaklaşık 24 derece eklediğinizde Akrep burcunun yaklaşık ilk 14 derecesine tekabül eden yıldız kümesidir. Rahu'nun belirsiz tarafı bu nakşatrada daha belirgindir. 

    Özellikle Ay'ı, yükseleni veya Güneş'i bu aralıktaki kişilerin baskın özellikleri şöyledir: 

    Vedik sistemde bu aralık Terazi'ye ait olduğu için, yöneticisi olan Venüs'ün özelliklerini taşır. Venüs, materyalist bir gezegendir ve bu kişiler için maddi getiriler çok önemlidir. Genellikle iş ve ticaret hayatındadırlar. Lüksü ve konforu severler. Venüs, uzlaşmacı da bir gezegendir. Bu yüzden Svati insanları zarif, diplomatik kişilerdir.  Bu derecelerde adeta hem Venüs hem Rahu bir aradadır. 

    Venüs'ün ve Terazi'nin olayı 'denge' olduğu için Svati nakşatrasının Rahu etkisi dengeyi bozmamaya aşırı önem vermekten gelir. 'Aman ağzımızın tadı bozulmasın' mantığıyla mühim adımları atmaktan, mühim sözleri sarf etmekten kaçınabilir. Biraz 'tembel' olabilir veya işlerini devamlı erteleyebilirler. Çünkü 'bekle ve gör' mantığı, 'git ve hallet' mantığından baskındır. Bu yüzden bir türlü atılamayan adımlar, verilemeyen kararla dolu bir hayatları olabilir. Birçok tohum ekerler ama genellikle tohumun yeşerdiğini ve meyve verdiğini görecek kadar bekleyemeden başka bir tohumu ekmeye gitmişlerdir. 

    Svati'nin Hint mitolojisindeki tanrısı Vayu, yani rüzgardır. Sembolü rüzgarda savrulan bir ottur ama biz buna yaprak diyelim. Rüzgar nereye, yaprak oraya. Bu yapıları yüzünden bir yerde köklenmeleri zordur ve zaman alır. Hayatlarindaki değişimler de hep esen rüzgarın yönüyle alakalıdır. Kendilerinin bir şeye karar verip hayata geçirmeleri zor olduğu için duruma göre pozisyon alırlar.  

    Benzerleriyle (yani diğer Rahu grubu nakşatralarla) iyi geçinebilirler ama kararlı ve plancı insanlar onları anlamakta zorlanabilir. 


    3) Satabisha Nakşatrası: 

    Lahiri vedik sisteminde Kova burcu 6°40' ile 20°00' arasında; Batı sisteminde ise üzerine yaklaşık 24 derece eklediğinizde Balık burcunun yaklaşık ilk 14 derecesine tekabül eden yıldız kümesidir. Rahu'nun sınır tanımayan tarafı bu nakşatrada daha belirgindir.

    Özellikle Ay'ı, yükseleni veya Güneş'i bu aralıktaki kişilerin baskın özellikleri şöyledir: 

    Vedik sistemde bu aralık Kova'ya ait olduğu için, yöneticisi olan Satürn'ün özellikleri taşırlar. Bu derecelerde adeta hem Satürn hem Rahu bir aradadır. Satürn ve Rahu aykırı düşüren, sıra dışılaştıran enerjilerdir. Modern astrolojide Uranüs'ün de alanıdır. Satabishanın sembollerinden biri de çemberdir, sınırdır. Rahu enerjisi çemberi kırmak, sınırları yok etmek mantığıyla çalışır. Bu manada çok hümanisttir ama muhafazakar bir ortamda çok tepki görebilirler. 

    Satürn, disiplin, iş, emek, gelenek gezegenidir. Satabisha insanları da bol emek verir ama emeğini sıra dışı, aykırı biçimlerde harcayabilir. 'Geleneksel' diye tabir ettiğimiz işleri ve durumları da reddedebilir. Elektrik, elektronik gibi yüksek teknoloji temelli işler yapan kişilerde satabisha etkisi yoğundur. Bu meslekler de iletişim, ulaşım gibi fiziksel sınırları ortadan kaldırdığı için satabishaya hastır. Sınır sevmedikleri için kendi işlerini yapmaya daha meyillidirler.  

    Satabishanın Hint mitolojisindeki tanrısı Varuna, yani okyanus tanrısıdır. Sembollerinde Varuna'nın elinde bir küp / kova vardır. Bu küpün içinde şifa veren bir içecek vardır. Bu yüzden Satabisha derecelerinden doktorlar ve tedavi eden / terapi sağlayan meslek grupları mensupları sıklıkla görülür. Doktorluk geleneksel bir meslek de olsa bu derecelerde gezegenleri olan doktorların da geleneksel tıbba ait olmayan metotları vardır. 

    Sınır tanımakta zorlandıkları için 'kralı gelse' bildiklerini ve sert sözlerini sakınmazlar. Düşünmeden ve sınırlarını gözetmeden boylarını aşan işlere ve durumlara da atılabilirler. Satabishalar benzerleriyle (yani diğer Rahu grubu nakşatralarla) iyi geçinebilirler ama geleneksel ve muhafazakar insanlar onları anlamakta zorlanabilir. 

    --

    Not : Tek bir astrolojik etkiden büyük çıkarımlar yapmamalısınız. Doğum haritasındaki her etki tek tek bir şeyler ifade etse de bütünde çok farklı bir manaya gelebilir.