Yaşadığımız şehri değiştirdiğimizde yaşantımızda da büyük değişiklikler olabileceği gibi bazı huy ve tavırlarımızda da farklılıklar olabiliyor. Coğrafi Astroloji, kişinin hangi coğrafyada nasıl bir yaşam sürebileceğine dair tüyolar içerir. Bu araştırmaya da coğrafi astroloji, ikamet astrolojisi, relocation chart, vb değişik isimler verilir. 

Vedik astrolojinin temel metinlerinde yer değiştirince haritanın değişebileceğine dair ifadeler yoktur. Belki de eski devirlerde insanlar bugünkü kadar mobil olmadıkları için böyle bir ihtiyaç da duyulmamıştı. Oysa vedik astrolojide haritayı çevirerek okuma gibi bir durum vardır. Bazen haritayı Ay'ı yükselene alarak, bazen Güneş'i yükselene alarak veya bazen de içinde bulunulan daşa gezegenini yükselene alarak harita okunabiliyor. Bu yüzden de farklı bir coğrafyaya göre okumak gibi bir konsepte itiraz edilmesi mantıken yanlış olurdu. 

Bazı araştırmacılar vedik astrolojide de farklı coğrafyaların insan yaşamındaki etkilerini anlamak için araştırmalar yapmışlar. Bunları kendim de denedim. 

Buna göre doğduğunuz saati, yeni coğrafyanızda doğmuş olsaydınız saat kaç olurdu'ya göre çevirerek yeni bir harita çıkarmanız gerekir. Uzun yıllar doğduğu yerden çok uzaklarda yaşamış biri olarak bunu kendi haritamda da test etme imkanı buldum. Buna göre uzaklardaki yaşamıma çok uygun yerleşimler oluştu. Uzaktayken inanılmaz daha sosyal (11.evde yararlı gezegen yoğunluğu) ve fakat ilişkilerinde sorunlar yaşayan (7.evde zararlı gezegenler) biriydim. O yıllardaki bu durumu gençliğin neşesi ve toyluğuyla açıklasam da uzaklarda yaşayan başka arkadaşlarımın haritalarında da benzer işaretleri fark ettim. Türkiye'deyken okulunu zar zor bitirebilen bir arkadaşımın yurtdışında doktora bile yapmış olması, ailesiyle çok yakın olan bir diğerinin aileyle tüm bağlarını koparması da bu yeni haritalarla açıklanabiliyordu. Aynı değişimler vedik astrolojinin alt haritalarında da (vargalar) gözlemlenebilmektedir. 

Batı astrolojisi uyguluyorsanız orada da aynı mantıkta relocation haritalarını kullanabilirsiniz. Astro.com'da bunu rahat biçimde uygulamanızı sağlayacak modüller de var. 

  • www.astro.com 'a girin. 
  • Free Horoscopes tab'ine girin. 
  • Extended Chart Selection'ı seçin.
  • Edit Birth Data'yı seçin ve doğum bilgilerinizi girin. 
  • Default Settings kısmında Referens Place (referans şehir, taşınılacak yeri) seçin. 
  • Sections kısmında Round tab'ine basın ve Chart Type menüsünde en altta yer alan Local Space Chart/Relocation 'ı seçin

Astro.com'daki relocation chart yazıdaki örnek haritada olduğu gibi renksiz ve ev bölünmeleri kolay anlaşılır değil. Bunun yerine kendiniz sanki taşınacağınız şehirde doğmuşçasına harita da yaratabilirsiniz. Örneğin Türkiye doğumluysanız ve Almanya'ya taşınacaksanız doğduğunuz günlerde Türkiye ile Almanya arasındaki saat farkını gözeterek, mesela o zaman orası 2 saat gerideyse doğduğunuz Türkiye saatinin 2 saat gerisini Almanya şehirli  yeni bir harita yaratarak da çıkarabilirsiniz. 


Astrokartografya adı verilen, doğduğunuz saatte hangi gezegenlerin hangi noktalarda köşelerden geçtiğini gösteren dünya haritası üzerinde gösteren, yandakine benzeyen haritalar da var ve fakat gezegenlerin köşe geçişlerinden büyük sonuçlar çıkarmamak adına dikkatli değerlendirilmeleri gerekir. Nasılsa çoğumuz dünya haritasını açıp 'şurası iyiymiş' diyip orada yaşamaya gitmiyoruz. Elimizde en iyi ihtimalle birkaç alternatif oluyor. O alternatifler için de ayrı ayrı haritalar açmak fazla külfetli olmaz. 



Yeşim Arpat
[email protected]





Astroloji, geleceğe dair bilgi toplama çalışmalarından (kehanet, divination) biridir. Bu çalışmalar sadece astrolojiyle limitli değildir. Tarot, kahve falları, su falları, remil ilmi (kum falı), numeroloji (ebced) bu araçlardan sadece birkaçıdır. Tarihte kuş gagalarından, hayvan kemiklerinden, eriyen mumun şekillerinden de kehanet yöntemleri geliştirilmiştir. 

'Geleceği sadece Allah bilir; kehanet işleriyle uğraşılmaması gereklidir' gibi bir argümana da şu açıdan katılmıyorum: Kehanet çalışması Allah'ın planına casusluk etmek değildir çünkü geleceğin kehanette bulunmaya çalışan kişiye bildirilmesi de zaten Allah'ın izin verdiğince olur. 
Kehanet en kullanışlı haliyle kendinizi olasılıklara hazırlamaya yarar. Hava durumu tahminlerinden, ekonomik gidişat tahminlerinden, şirketlerin gelecek yıllar için bütçe, satış, ciro tahminleri yapmasından amaç olarak farklı değildir. Kehanet yapan kişinin de, kehaneti yapılan kişinin de çalışmanın niteliğini bu şekilde kabul ederek yola çıkması gerekir. 

Astroloji sadece kehanetten ibaret değildir elbette. İnsanın kendi doğasını tanımaya ve bu sayede varsa sıkıntılarını çözmeye de yarayan kuvvetli bir farkındalık aracıdır. Bu açıdan astroloji birçok diğer kehanet çalışmalarından farklıdır. Astrolojinin bu özelliğini şahsen kehanet kısmından daha değerli bulurum zira farkında olan kişi zaten geleceğine dair kaygı üretmeyi de bırakabilir ve kendini, ortamını düzeltmeye çalışabilir. Bu açıdan kişi kendine verilen bilgiyi hakkıyla ele alabiliyorsa kişisel gelişimine de büyük katkıda bulunabilir. 

Yeşim Arpat
[email protected]







Mart 2019'da birbirine oldukça yaklaşan Satürn ile Plüton, Aralık 2019'dan Şubat 2020'ye dek tekrar yakınlaşıyor. 2019'da Satürn'ün gerilemesiyle aralarına tekrar mesafe giren gezegenler bu sefer tam bir kavuşum yaşayacaklar ve Satürn, 15 Şubat 2020'den itibaren Plüton'dan tamamen uzaklaşmış olacak. 

İki gezegen ortalama 34 senede bir kavuşuyorlar. Son kavuşumları Kasım 1982'deydi. Bu seferki tam kavuşumları 12 Ocak 2020'de olacak. Kavuşumun gerçekleşeceği batı astrolojisindeki Oğlak burcu 22°45', vedik astrolojinin yıldızıl zodyakında (28°37' Yay) Uttara Ashadha nakşatrasına denk düşüyor. Uttara Ashadha nakşatrası yönetim, idare ve büyük kurumların alanlarında olduğu için büyük kurumlarda, devlet kademelerinde, yönetici makamlarında köklü değişimlere de işaret ediyor. 

Kişisel astrolojide ise kullanışlılığını yitirmiş, faydasını artık görememeye başladığımız konularda zorunlu bir değişime işaret eden kavuşumun özel hayatlarımızda ne kadar etkin olacağı kavuşumun gerçekleştiği noktaların doğum haritasında hangi evde olduğu ve ne gibi natal gezegenlerle teması olduğuna göre değişir. Örneğin, batı astrolojisinde Koç burçları için 10.evde, kariyerle alakalı bir zorunlu değişimi işaret ederken Yengeç burçları için ortaklıkları, sözleşmeleri ve ilişkilerini etkileyen 7.evinde olacaktır. Teraziler için 4.evdeki kavuşum ev ve aile hayatında değişimleri işaret ederken Oğlak burçları için genel olarak çok daha köklü bir yaşam tarzı değişikliklerine sebep olabilir. Hangi burç için nasıl bir değişime sebep olabileceğini youtube kanalımdaki 2020 yılı burç yorumlarına başvurabilirsiniz. 

Doğum haritanızdaki Satürn'ünüz 21°-25° Oğlak burcundaysa, yani aslında Satürn dönüşünü de yaşayan 1990'ın ikinci yarısı ve 1961'in ilk yarısı doğumlulardansanız, 
11 - 16 Ocak doğumluysanız, ya da 
21°-25° Oğlak burcunda Ay'ınız başta olmak üzere yakın gezegenleriniz (Merkür, Venüs, Jüpiter, Mars) varsa 

biraz zorlanarak içinden geçebileceğiniz büyük yaşam değişimlerini bekleyebilirsiniz. Bu durum genellikle vazgeçmeniz gereken bir konuyu işaret eder. Keyfinizi kaçırmasına rağmen türlü sebeplerle vezgeçemediğiniz işi, ilişkiyi, çevreyi, vb artık bir şekilde bırakmanız gerekebilir. İşe yaramadığını bildiğiniz halde vazgeçmeniz gereken konuyu suni teneffüslerle yaşatmaya çalışsanız da sonuç almanız güç olabilir. 

Bu kavuşum geçtikten sonra hayata bakış açınız da köklü bir değişim geçirecek ve kendinizi zincirlerinizden kurtulmuş, özgürleşmiş hissedebileceksiniz. Zaten Mart 2020'de Satürn ve Plüton'un kavuşum yaptığı 'olay mahalline' kavuşacak olan Jüpiter, dökülen saçılan kırıklarınızı da temizleyecektir. Vazgeçtiğiniz, ya da vazgeçmek zorunda kaldığınız konunun yerine daha geçerli bir yeniyi elde etmenizi sağlayabilecektir. 

Yazımın başında da ifade ettiğim üzere, Satürn Plüton ikilisi 2019'un bahar aylarında da yakınlardı. Zaten çok ağır hareket ettikleri için kavuşum etkileri birçoğumuz için 2019'a da yayıldı. 2019 yılı içinde sizin için eskiden çok önemli olan bir konudan (işten, ilişkiden, aile bireylerinden, çevrenizden, vb) vazgeçtiyseniz veya artık çok farklı bir seviyeden veya ortamdan bu konuları yaşıyorsanız bu etki sizin için tekrar bir vazgeçme, değiştirme gündemi yaratmayabilir. 


Yeşim Arpat
[email protected]




Uzun zamandır yazmak istediğim bir yazıyı sonunda yazabildim. Sürekli karşılaştığım şu soruların cevaplarını toparladım. 
Batı astrolojisi mi vedik astroloji mi daha doğru? 
Neden vedik astroloji? 
Vedik astroloji çok mu zor? Çok mu karmaşık?
Burçlar kaydı mı? 
Uzun bir yazı olduğu için yazıyı bir süre sonra başlıklarına ayırarak farklı makaleler haline de getirmeyi planlıyorum. 

Yazıya başlamadan önce temel bazı tanımları hatırlatmak isterim. 
1) Burç nedir? 
Türk Dil Kurumu (TDK) açıklamasına göre burç zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak addır. 
2) Zodyak nedir? 
TDK açıklamasına göre gök küresinde Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık takımyıldızlarının eşit aralıklarla dağıldığı kuşaktır. Burçlar kuşağıdır.



Batı astrolojisi ile vedik astrolojinin farkı nedir? 


Batı astrolojisi mevsimsel zodyaka göre yorum yapar. Yani Dünya'nın Güneş'e göre konumlanmasını baz alır. Mesela ilkbaharda gece-gündüz eşitliğinin başladığı gün Koç burcu başlar. Sonbaharda gece-gündüz eşitliği başladığında Terazi başlar. Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşandığında Oğlak burcu; en uzun gündüz yaşandığında Yengeç burcu başlar. 

Batı astrolojisinin 'burç' diye isimlendirdiği konumların sözlükteki burç tanımıyla (takımyıldızlarla) alakası yoktur. Batı astrolojisi takımyıldızlarını kale almaz. Batı astrolojisine sabit yıldızlara dair yorumlar eklendiğinde ancak bazı yıldızları işin içine katmış olsanız da takımyıldızları katılmadıkça yine de gerçek, gözle görülür, gökyüzünde karşılığı olan manada burçlarla çalışmamış olursunuz. Zaten sabit yıldızların yorumlarına baktığınızda bulunduğu burçlarla çoğu zaman alakası olmadığını görürsünüz.  

Örneğin batı astrolojisinde 'kral gibi' olan Regulus sabit yıldızı, servis vermeyi seven Başak burcundadır. Batı astrolojisinde Ağustos doğumlu Başaklar genellikle patron olmasalar bile patron ruhludurlar ve takıntılı titizlikleri de yoktur.  Yine örneğin, komutan Antares, Mars egemenliğinde (Akrep'te) olması gerekirken batı astrolojisinde Yay burcundadır. Materyal zevkleri, keyfi anlatan Aldebaran batı astrolojisinde Boğa yerine İkizler burcundadır. 


Vedik astroloji ise yıldızıl (sidereal) zodyaka göre yorum yapar. Yani gerçek manada takımyıldızlara göre yorum yapar. Regulus, Aslan takımyıldızlarında, Antares Akrep takımyıldızlarında, Aldebaran da Boğa takımyıldızlarındadır. 

Skyview gibi gökyüzündeki yıldızların ve uyduların konumlarını gösteren ücretsiz uygulamaları telefonunuza indirerek bahsettiğim durumun sağlamasını yapabilirsiniz. Yazıyı kaleme aldığım gün (31 Ekim 2019) batı astrolojisine göre Jüpiter, Yay burcunun sonlarındayken uygulamanız onu Akrep takımyıldızlarının sonlarında, Yay takımyıldızlarına girmek üzere şeklinde gösterecektir. Keza Satürn de batı astrolojisine göre iki senedir Oğlak burcundayken uygulamanız onu Yay takımyıldızlarının sonlarında, Oğlak takımyıldızlarına henüz geçmek üzere olduğunu gösterecektir. 

Yani burç demek takımyıldızı demekse gözle görülür ve ispatlanabilir olması manasında Vedik astrolojinin kullandığı yıldızıl zodyak doğrudur. 

Zodyak farklılıkları dışında vedik astrolojinin batı astrolojisinden daha farklı (daha basit) bir açı/görünüm mantığı vardır. Ayrıca doğum haritasının türevleri alınarak oluşturulan değişik durumlara dair (evlilik, kariyer, çocuk, ebeveynler, vb) alt haritaları da vardır. Bunlar başka yazıların konusudur. 


Peki neden iki ayrı zodyak kullanıldı? Burçlar kaydı mı?

Neden iki ayrı zodyakla başbaşa kaldığımızın çok net bir cevabı yok ama bundan yaklaşık 1700 sene evvel, sanıyorum astroloji bilgileri yazılı hale geldiği sıralarda, her iki zodyak da birbirine çok yakın seyrediyordu. O yıllarda Dünya'nın ekseninin kaydığı bilinmiyordu. O zaman gökyüzüne bakıldığında görünen takımyıldızları eksen kayması yüzünden Dünya'dan bakıldığında zamanla farklı yerlerde gözükmeye başladı. 

Dünya'nın eksen kayması yüzünden sabit olması gereken yıldızların yerleri zamanla (72 yılda 1° fark yaratarak) daha farklı yerlere düştü. Günümüze dek bu sapma yaklaşık 24° fark yarattı. Aradaki fark ilerde açılmaya da devam edecektir. Sadece bu bilgiden bile batı astrolojisindeki yıldız vs burç karmaşasını anlayabilirsiniz.

Mesela sabit yıldız diye adlandırılan Regulus, Antares, Aldebaran gibi yıldızlar sabit olması, yani hareketlenerek burç/derece değiştirmemeleri gerekirken, batı astrolojisinde değiştiriyorlar. Örneğin Regulus yıldızı 2011 yılına kadar Aslan'dayken 2011'den beri Başak burcundadır. Sapma yıllar geçtikçe artacağı için bin yıl sonra batı astrolojisine göre Regulus, Başak burcunun ortalarına gelecektir. 2160 yıl sonra Regulus hatta batı astrolojisine göre Terazi burcunda olacaktır. İki zodyak arasındaki fark açıldıkça, belki birkaç yüz yıl sonra, batı astrolojisinin mevsimsel zodyakının hiç kullanılmayacağını sanıyorum. Dünya'nın ekseni 26 bin yılda bir aynı noktasına geliyor. Yani 24,300 yıl kadar sonra her iki zodyak yeniden birbirine benzeyecektir. 

Dünyanın eksen kaymasına dair güzel şemalı bir videoyu şuradan izleyebilirsiniz. Videoda kutup noktalarından geçen beyaz çubuk eksenin kaymasını takip etmekte. Ekvatordan geçen kırmızı çubuk ise başlangıç olan Koç burcunu yıldız takımları arka planında takip etmektedir. Bugün Koç burcu Balık takımyıldızlarındadır. Videodaki değişimler biner yıllık arayla gösterildiğinden tabii ki çok büyük bir yuvarlama söz konusudur. 






1700 sene evvel insanlığın doğa olaylarını takip etmek üzerine daha büyük bir derdi de olabilirdi. Takımyıldızları gökyüzündeki yerlerinden zaman içinde kaysalar da yağmur mevsimi, kuraklık mevsimi, ekin biçme, tohum ekme mevsimleri yani yıldızlar değil de mevsimler, insanların neyi ne zaman yapması gerektiği daha mühim bir fayda olabilirdi. Bu yüzden başlangıç noktaları aynı olan iki zodyak (yıldızıl ve mevsimsel) batı tarafında daha çok bir ajanda, yapılacaklar listesi niteliği taşıması amacıyla isimleri yine burç isimleriyle anılan bir mevsim takibi niteliği kazandı. Bunlar olurken batı astrolojisi burç (takımyıldızları) isimleri kullanmak yerine zodyakına başka bir isim verseydi bugün hangi zodyak daha doğru karmaşasını yaşamazdık.

Yani basit bir tabirle, batı astrolojisi yıldız isimleri kullanarak mevsimleri anlattı. Vedik astroloji ise yıldız isimleriyle yıldızları anlatmaya devam etti. Başlangıç noktasında her ikisinin de gökyüzünde bir karşılığı vardı ve fakat zaman içinde mevsimlerle yıldızların yolları ayrıldı. 

Sık sık basında 'burçlar kaydı' diye çıkan haberler de tamamen yukarıda bahsettiğim konuyla alakalıdır. Burç derken takımyıldızlarını kast ediyorsanız, hayır kaymadılar. Takımyıldızlarını kullanan vedik astrolojide yıldızlar hep yerli yerindeydi*. Ama mevsimsel zodyakına takımyıldızı ismi veren batı astrolojisinde birdenbire referansınızı mevsimlerden yıldızlara kaydırmanız durumunda burçlar kaymış gibi düşünülebilir. 


Teknik meseleyi anladım. Peki vedik mi batı mı? Hangisini kullanmalıyız? 

Kişisel tercihinize kalmış diyebilirim. Yine de her iki sisteme nispeten aşina biri olarak görüşlerimi açıklıyorum.

Batı astrolojisi, mevsimsel zodyak kullanarak aslında yorumlarını Güneş Sistemine indirgemiştir. Yıldızlar Güneş sisteminden çok daha uzaktadırlar. Uzaktakilerin bize etkisi olmadığını iddia edebilir ve batı astrolojisi ile ilerleyebilirsiniz. Bu mantıkta aslında Güneş sistemindeki gezegenlerin de etkisi yok gibi bir şeydir. Astrolojiye kuşkuyla bakanların hep söylediği tarzda mesela, 'Jüpiter'in çekim kuvveti yanından geçtiğin binanınkinden yüksek değil ki Jüpiter seni nasıl etkilesin?' sorgusu batı, vedik, Çin, Arap vs fark etmeden her türlü astroloji sistemine yöneliktir. Fakat astrolojinin klasik fiziğin kütle çekim kuvveti prensiplerince açıklanamayan halleri vardır. Evrende bir bütünsek yıldızların da hesaba katılması gerektiğine ve hatta belki bugünün bilgisiyle bilinmeyen, yıldızların da ötesinde zamanla ortaya çıkacak diğer gök cisimleriyle beraber düşünülmesi gerektiği benim şahsi kanaatimdir. 

Astroloji bir bilgi olduğu için kanaatinizi ancak bilerek ve tecrübe ederek oluşturabilirsiniz. Bilgi sahibi olmadan herhangi bir sistemin reddedilmesi tutucu bir tavır olabilir. Vedik astroloji öğrendikçe, yıldızların ve vedik astrolojiye has gezegen görünümlerinin katkısının ne kadar detaylı olduğunu fark ettikçe her iki sistem arasındaki farkı anladıktan sonra tercih yapılabilir. Vedik astrolojinin karmaşık görünen detaylarına girmek istenilmiyorsa bile sadece nakşatralar (yıldız kümeleri, ay konakları, Ay'ın bir günde kat ettiği mesafedeki yıldızlar) öğrenilerek batı astrolojisi uygulamak bile yorumlara büyük detay katabilir. 

Kaldı ki vedikin karmaşık gözükse de açı/görünüm mantığı Batı'nınkinden çok daha kolaydır. Batı astrolojisi bazı durumları açıklayabilmek için çok karmaşık olabilen açı kalıplarını kullanır. Partiller, quinqunxlar, semisekstiller, noviller gibi. Vedikte nakşatralara ve temel görünüm mantığına hakim olunduğunda açıklama yapmak için bu açı detaylarına genellikle ihtiyaç duyulmaz.

Vedik astrolojiye has nakşatra bilgileri daha isabetli ve kısa yoldan tespit yapmaya yarar. Çünkü her burcun değişik özellikleri vardır. Bir burçta üç nakşatra vardır. Dolayısıyla burcun hangi özelliklerinin baskın olduğunu da nakşatralar üzerinden rahatlıkla okuyabilirsiniz. Astrolojiyle ilgilenen herkes farkındadır ki her Akrep, her Koç, her İkizler aynı değildir. Burç içindeki farklılaşma en iyi nakşatralar üzerinden ayırt edilebilir. 

Batı astrolojisindeki burcunuzu kendinize uygun bulduğunuz için Vedik'e şüpheli bakmamalısınız zira Vedik'teki burç tanımları da Batı'dakinden farklı olabiliyor. Örneğin kıskançlığı ile bilinen Batı astrolojisinin Akrepleri iken bu durum Vedikte Terazilere atfedilebiliyor. Yine de şu burç şöyle ya da böyle demektense vedik astrolojinin nakşatra bilgileri ve hatta her nakşatraya ait dört ayrı ayağın (padanın) bilgisi, sadece burç bilgisinden çok daha açıklayıcıdır. 


**
Vedikte her konunun ayrı bir haritası da vardır. Evlilik için, kariyer için, çocuklar için, vb konuların doğum haritasıyla alakası olmayan alt haritaları (vargalar) mevcuttur. Mesela evlilik konusunda herhangi net bir sıkıntıya işaret etmeyen doğum haritalarının evlilik için alt haritasına (Navamsa, D9) baktığımızda sıkıntının konusu rahatlıkla görülebilir. Oysa sadece doğum haritasından durum açıklanmak istendiğinde, çeşitli açı kalıpları kullanılmak durumundayken navamsa haritası cevabı hızlıca verebilir. 

Şunu demeye çalışıyorum aslında: Vedik karmaşık gibi gözükse de batı astrolojisinin isabet değerini artırmak için kullanılan araçları hakkıyla kullanmak daha bile zor olabilir. Karmaşık gözüktüğü için vedikten uzak duruyorsanız batıyı hakkıyla uygulamak için daha çok uğraşabilirsiniz. 


Genel burç yorumlarımı neden Batı astrolojisi üzerinden yapıyorum? 

Genel yorumlar sadece hangi gezegen hangi evden geçiyor kadar 'genel' yapılabildiği için hangi sistemden yapıldığının çoğunlukla bir önemi de yoktur. Mesela batı sisteminde de vedik sistemde de transit (güncel) Jüpiter, yorumlanan dönemde çok yüksek olasılıkla aynı evinizden geçiyordur. Bir evden geçen Jüpiter'in ne yapabileceğine dair iki sistem de aynı şeyleri söyler. Çünkü evlerin tanımı iki sistemde de aynıdır. Evler gündemin alanını, ne olabileceğini belirler. 

Yorumlarımda döneme has etkilerin nakşatralarından da bahsettiğim için ne olabileceğinden başka nasıl olabileceğine dair tüyolar da vermiş oluyorum. Bir anlamda iki sistemi de tabii ki oldukça genel hatlarıyla kapsamış olduğumu düşünüyorum. 

Doğum haritasını bilmeden takip edenler için genel burç yorumları doğası gereği ancak 'eğlencelik' olabilir. Beni takip edenler arasında haritasını bilen insan sayısı oldukça fazla. Türkiye'de vedik astroloji de pek yaygın değil. Takipçilerimin çoğu da batı astrolojisi düzenini biliyorlar. Yorumlarımda vedik detaylar vermekteki amacım aslında benim fark ettiğim bir cevherin astrolojiyle ilgili takipçilerimin de keşfetmesine dair bir farkındalık yaratmasıdır. 

Bahsettiğim sebeplerden dolayı yorumlarım 'fazla teknik' kaçsa da genel yorumlar üzerinden harita yorumlamayı öğretiyorum gibi bir fayda sağlama durumum da var. Örneğin 2019'un yaz aylarına has Mars-Kuzey Düğüm kavuşumundan o kadar çok bahsettim ki bu güncel yorum bilgisini kullanarak doğum haritasında Mars-Kuzey Düğüm kavuşumu olan birinin kişilik özelliklerini çözümleyebilir hale gelebilirsiniz. Güncel etkileri yorumladıkça astroloji öğrenenler için zaman içinde etkiler farklılaştıkça genişleyen bir bilgi notunu da iletmiş oluyorum.


--


* Sabit yıldızlar da aslında hareketlidir ve fakat hareketsiz sayılabilecek kadar ağır hareketlilerdir. Evrende bir boşluktayız ve biz de dahil her şey hareketli olduğu için ve astroloji yorumlamak için bir referans noktasına sahip olmamız gerektiği için bir sabit yıldızı başlangıç almak 'görece' en istikrarlı harekettir. 




Yeşim Arpat

[email protected]







Merkür, 31 Ekim ile 20 Kasım 2019 aralığında gerileyecek. 

Mevsimsel zodyaka göre (batı astrolojisi) gerilemesinin tamamını 27° - 11° Akrep burcunda gerçekleştirecek. 
Yıldızıl zodyakta (vedik astroloji) gerilemesine 3° Akrep burcunda başlayacak ve 7 Kasım'dan itibaren gerilemesine Terazi burcunda 17°'ye kadar devam edecek. 

Merkür'ün bu seferki gerilemesinin sıra dışı bir özelliği var. Merkür ve Dünya'nın yörüngelerinin yapısı sebebiyle 8 Mayıs ve 10 Kasım civarlarında yaşanan Merkür gerilemeleri esnasında transit Merkür, tipik olarak Güneş'in arkasından değil, önünden geçer ve Dünya'dan da adeta Güneş'in üzerinde bir disk şeklinde düz bir hatta ilerleyişi şeklinde gözlemlenebilir. Bu durum Merkür Geçişi şeklinde anılıyor. 

Bu tip bir Merkür gerilemesi 3 ila 13 senede bir görülebilmektedir. 
Bu seferki Merkür Geçişi 11 Kasım 2019'da, batı astrolojisine göre 19° Akrep burcunda , vedike göre 25° Terazi'de gerçekleşecek. 
Bundan bir önceki Merkür Geçişi 9 Mayıs 2016'da yaşanmıştı. Bir sonraki Merkür Geçişi 13 Kasım 2032'de yaşanacak. 

Astrolojik olarak Merkür'ün gerilemesi esnasında kara nokta şeklinde de olsa görünür olması iletişim ve zihinsel faaliyetlerimizin baskın olacağı manasına gelir. Özellikle Merkür'ün yönetimindeki burçlar (vedik astrolojide İkizler ve Başak) Merkür Geçişi esnasında otoriteye karşı gelme potansiyellerine sahipler. Bu zamanlarda gazeteciler, haberciler devlet otoritesini eleştiren, devlet adamlarını zor duruma düşürebilen, onlarla restleşebilen tonda haberler yapabilirler. Bunun dışında görevlere sahip İkizler ve Başak burçları da yöneticilerine, hesap verdikleri kişilere isyan edebilirler. 

Merkür'ün gerilemesine has gecikmeler, hataları düzeltme çabaları, tekrar başa sarmalar, bozulan aletler, makineler, hatalı mesajlar, sakarlıklar, vb etkiler hala mümkün ve fakat Merkür Geçişi esnasında (11 Kasım) Merkür güçlüdür ve baskındır. Hızlı kavrar, pratiktir ve yönetmen koltuğuna oturur. Gerileme günleri içerisinde istisnai bir gündür. 

Yeşim Arpat





5 Kasım 2019'da transit Jüpiter, vedik astrolojinin baz aldığı yıldızıl zodyak sisteminde Yay burcu yıldızlarına teşrif edecek ve 20 Kasım 2020'ye kadar da orada kalacak. 

Jüpiter bu süreçte kendi yönettiği bir burçta olacağından oldukça kuvvetli olacaktır. 

Jüpiter, 5 Kasım 2019'dan 4 Ocak 2020'ye kadar, galaksi merkezimizin de bulunduğu Mula nakşatrasında ilerleyecek. Bu süreçte yeni keşiflerin, buluşların ortaya çıkması, gerçeklerin gün yüzüne çıkması olasıdır. Mula, araştırmacı bir yıldızdır. Bilinmeyeni araştırmak, kök sebepleri bulmak, hakikatı anlamak ve bu doğrultuda hareket etmek temelli bir yapısı vardır. Jüpiter'in Güney Ay Düğümü (Ketu) yönetimindeki Mula'dan geçişi esnasında doğum haritamızdaki Ketu da Jüpiter'e has bir şansla tetiklenir. 

Jüpiter, 16 Mart - 6 Mayıs 2019 aralığında vedik sistemde Akrep burcunun 29°12 derecesi ile Yay burcunun 0°48 arasında, yani gandanta noktasında yaklaşık 7 hafta geçirdi. Daha sonra gerileyerek Akrep burcunda Kasım ayına kadar kalan Jüpiter, Yay'a geçişinde tekrar bu derecelerden geçecektir. 

Yani Jüpiter, 30 Ekim-9 Kasım 2019 aralığında yeniden gandanta olacak ve geçen sefer de gandanta olduğu Mart - Mayıs 2019 dönemindeki konuları tekrar gündeme alacaktır. 'Düğüm' manasına gelen gandanta derecelerinden geçen Jüpiter, bu dönemde hayatımızda çözülmesi gereken düğüm olmuş konuları ortaya çıkarır. Mart-Mayıs 2019 döneminde çözemediğimiz düğümleri açmak üzere tekrar uğraşmamız gerekebilir. Yeni gündemler ise aynı dönemde Merkür gerilemesinin de katkısıyla düğüm haline gelebilir. 

***
Jüpiter, 4 Ocak - 8 Mart 2020'ye kadar Purva Ashadha nakşatrasında ilerleyecek. Daha sonra gerileyen Jüpiter, 26 Temmuz-30 Ekim 2020 aralığını da Purva Ashadha'da geçirecek. 

Purva Ashadha hedefine kısa yoldan gitmek isteyen, aceleci ve fakat çok da eğlenceli, lüks ve konfor da seven bir yıldız kümesidir. Bu süreçte uğraşlarımızdan kısa sürede başarılı sonuçlar alabilir, keyif ve eğlenceye çokça para da harcayabiliriz. Flörtler ve haz aldığımız her alanda daha istekli ve tutkulu oluruz. Jüpiter'in Venüs yönetimindeki Purva Ashadha'dan geçişi esnasında doğum haritamızdaki Venüs de Jüpiter'e has bir şansla tetiklenir. 


***
Jüpiter, 8 Mart - 26 Temmuz 2020 aralığında ve 30 Ekim 2020'den itibaren de Uttara Ashadha nakşatrasında olacak. 

Uttara Ashadha'daki Jüpiter istikrarlı, uzun vadeli ve kalıcı işler yapmamızı destekleyecektir. Özellikle de hayatımızı yönetirken bilgece hareket edebiliriz. Sadelik, yalınlık ve kalıcılık odaklıyızdır. Jüpiter'in Güneş yönetimindeki Uttara Ashadha'dan geçişi esnasında doğum haritamızdaki Güneş de Jüpiter'e has bir şansla tetiklenir. 


Yeşim Arpat
[email protected]





Batı astrolojisi sistemine göre Kasım 2019'un burç yorumları youtube kanalımda yayında.

Ayın en önemli gündemleri:

Akrep burcunda Merkür Gerilemesi
Boğa burcunda dolunay
Yay burcunda yeniay
Venüs Jüpiter Kavuşumu
Mars Uranüs Karşıtlığı



[email protected]


24 Nisan 2019'dan beri geri hareketli olan Plüton, 3 Ekim 2019'da düz hareketine geçiyor. Plüton güç, dönüşüm, eskinin ölümü ve yeninin doğuşunu simgeler. Bebeğin doğması için sancının, civcivin çıkması için yumurtasını kırmasının, tırtılın kelebek olması için kozasını yırtmasının gerekliliğine benzer. 



Plüton gerilemesi, Merkür veya Venüs gerilemeleri kadar gözle görülür gündemler çerçevesinde hissedilmese de içsel dönüşümler manasında önemlidir. Plüton gerilerken kelebeğin kozasında geçirdiği zamanlara benzer. Düz hareketinde ise kozadan çıkma zamanı gelmiştir. 

Batı astrolojisinin kullandığı mevsimsel zodyaka göre Plüton yaklaşık 21° Oğlak burcunda düz hareketine geçecek. Uzak gezegenlerin görünümlerinin etkilemesi için orb açıları az olmalıdır. Plüton gibi bir gezegen için de 2 derecelik orb kullanabilirsiniz. 

Yani doğum haritanızda batı astrolojisine göre 19°-23° Oğlak, Yengeç, Koç, Terazi burçlarında gezegenleriniz varsa Plüton'un durağan olduğu yaklaşık 5-6 günlük dönemde oldukça yoğun bir dönüşüm ihtiyacı hissedebilir ve bu konuda artık harekete geçmek üzere silkinebilirsiniz. 

Aralık ayında Jüpiter'in de Oğlak burcuna girecek olması, 26 Aralık'ta Oğlak burcunda yaşanacak olan yoğun gezegen kümeli Güneş Tutulması ve 12 Ocak'taki Satürn Plüton kavuşumuyla beraber değerlendirildiğinde Plüton'un düz hareketine geçmesi dönüşüm ihtiyacının belirlenmesi ve bu uğurda çeşitli yolların denenmesi adına önemli bir başlangıçtır. 

Plüton, bir sonraki gerilemesine 25 Nisan 2020'de başlayacaktır.  

Yeşim Arpat




Her altı ayda bir Güneş tutulması yaşanır. Güneş tutulmaları yeni sahne, yeni perde, yeni gelişmeleri gösterir. Güneş tutulmaları her ay yaşadığımız yeniaylar gibidir ama etkileri yeniaylardan çok daha kuvvetlidir ve yaklaşık 6 ay kadar etkilidir. 

Güneş tutulmasına eşlik eden veya ona görünüm yapan gezegenlerin olması Güneş tutulmasının etkisini çeşitlendirir. Bu manada 26 Aralık 2019 Güneş tutulması oldukça farklı, sıra dışı bir Güneş tutulmasıdır. Zira bu tutulmaya, Merkür, Jüpiter, Güney Ay Düğümü (Ketu), Satürn ve Plüton kavuşum yapacak ve Uranüs de üçgen görünüm yapacaktır. Öyle ki Mars ve Neptün dışındaki tüm gezegenler bu tutulmanın etki alanı içinde olacaktır. 

26 Aralık 2019 Güneş tutulması, Batı astrolojisinin mevsimsel zodyakında 4 derece Oğlak burcunda, vedik astrolojide ise yaklaşık 10 derece Yay burcunda, Mula nakşatrasında gerçekleşecek. Merkür, Jüpiter, Ay ve Güneş de tutulma esnasında Mula nakşatrasında ve Yay burcundayken Satürn ve Ketu Yay burcunun Purva Ashadha, Plüton ise Yay burcunun Uttara Ashadha nakşatrasında olacak. Uranüs ise Ketu yönetimindeki Ashwini nakşatrasında, Mula yıldızındaki gezegenlere (Ay, Güneş, Jüpiter, Merkür) tam bir üçgen yapacak

Çoğu gezegenin vedik sistemde Yay burcunda toplanmış olması dünyada uluslararası ilişkiler, eğitim, seyahat, adalet, din, etik, ahlak, maneviyat konularında mühim gelişmeler yaşanacağına işarettir. Mula yıldızı hakikatın yıldızıdır. Aralık-Şubat döneminde mühim buluşlar ortaya çıkabilir. Galaksi merkezindeki Mula, gökyüzünün veya varoluşun sırlarına dair yeni şeyler öğrenmemize de vesile olabilir. Bundan başka entrikaların ardındaki gerçeklerin, işin aslını anlamanın, gerçek suçluyu/sebebi bulmanın da peşinde olacağız.

Mula nakşatrası kökleri, kök sebepleri, köklü değişimleri gösterir. İşe yaramayanı bulup acı da verse kesip atmayı, bununla rahatlıkla yüzleşmeyi gösterir. Bu Güneş Tutulmasını takip eden altı ay boyunca yara kanatan dikenleri bulmak, bunlarla yüzleşmek ve bunları acı çekme pahasına da olsa hayatımızdan çıkarmayı gösterir. Gerçeğin ve hakikatın peşindeki Mula dünyayı karşımıza alacak dahi olsak  gerçekleri ifade edeceğimizi ve gerçekler doğrultusunda yaşayacağımızı ifade eder. Bu süreç fiziki ve ruhsal manada tedavi olmayı da destekleyeceği gibi acı söyleyen dostlar da çoğalacaktır. Anlamakta güçlük çektiğimiz dersleri, konuları da daha rahat anlayabileceğimiz, hem entelektüel manada hem de fiziksel manada temellerimizi kuvvetlendireceğimiz bir dönem olacaktır. 

Birçok gezegeni dahil eden bu tutulma şüphesiz ki birçok insanı etkileyecek olsa da doğum haritasında tutulma derecelerine yakın gezegenleri, tutulma derecelerine üçgen görünüm yapan gezegenleri (batı sisteminde Boğa, Başak, Oğlak burcunun ilk 10 derecesi), köşe evlerinin (1,4,7,10) kapıları  olan kişileri daha çok etkileyecektir. 

2019 yılını düşük motivasyonu, verimsizliği ve çıkmazlarıyla bastıran Satürn ve Ketu beraberliği bu tutulmayla yollarını ayıracak ve farklı yıldız kümelerine girecekler. Böylece uzun zamandır Satürn ve Ketu'nun ablukası altında olan yükseleni, Güneşi, veya Ayı Oğlak burcu olanları da oldukça rahatlatacak ilk sinyal olacaktır. 


Yeşim Arpat




2020 yılının batı astrolojisine göre burç yorumları youtube kanalımda yayında. 

2020 yılının genel bir açıklamasının olduğu girişten sonra video açıklamasındaki zaman damgalarına tıklayarak ilgilendiğiniz burcun açıklamasına atlayabilirsiniz.




Yeşim Arpat 
[email protected]


2 Aralık 2019'da batı astrolojisinin tropik zodyakında Yay burcundan Oğlak burcuna girecek olan cömert Jüpiter'in burçlara göre etkisi youtube kanalımda yayında. 





Yeşim Arpat
[email protected]
Vast: The Harmony of the Seas, pictured arriving into Southampton, is the biggest cruise ship in the world with a length of 1,188ft and a maximum capacity for 6,780 passengers18 Eylül 2019'da Satürn geri hareketinden düz hareketine geçmek üzere durağan hale geldi. Satürn gibi ağır hareket eden bir gezegenin manevra yapması da zaman alıyor. Durağan dönemi beş gün kadar sürecek ve bir ay boyunca da Satürn sadece 1 derece ilerleyecek. 
Gerileyen zararlı gezegenin düz hareketine geçmesi zararını azaltsa da Satürn hala bir başka zararlı olan Güney Ay Düğümü (Ketu) ile oldukça yakın olmaya devam ediyor. Ancak Ekim ayı ortalarında Satürn, Ketu ile arasında 3 derece kadar mesafe koyabilecek. Önümüzdeki bir ay boyunca doğum haritasında vedik sistemde 19-21 dereceler arasında Yay, Başak, İkizler ve Kova burcunda mühim gezegenleri olanlar (batı sisteminde 14-16 dereceler arasında Oğlak, Terazi, Yengeç ve Balık burçlarında gezegenleri olanlar) Satürn'ün yoğun baskısını hissetmeye devam edecekler.  
Satürn baskısını hissederken kendimizi mağdur ve perişan hissetsek de zorlukları göğüsleyerek ve emek vererek Satürn'ün burç değiştirirken ödüllerine kavuşmak da mümkündür. (Vedik yıldızıl sistemde Satürn, 23 Ocak 2020'de Yay burcundan Oğlak burcuna girecek) Satürn'ün Yay burcu geçişi esnasında yaşanan zorluklar aslında yaşamın manevi amacına ulaşmaya, fikir ve bakış açılarını amaçlara uygun hale getirmeye de vesile olur. 
Yeşim Arpat