Doğum haritasında dört veya daha fazla gezegen (uzak gezegenler Uranüs, Neptün, Plüton hariç) tek burçta ve fakat 1, 9, veya 10. evler dışında yerleşmişse bu bir sanyasa yogasıdır.

Doğum haritasında her ev ve her gezegen bir şeyi temsil eder. Birkaç tane gezegen bir araya geldiğinde her gezegenin amacı tek evde toplanacaktır. Bu bir araya gelmiş gezegenler (stelyum) arasında en ileri dereceye sahip olan gezegen en baskın olanıdır. Kalan diğer gezegenler o baskın gezegene karşı çıkmak için kıyasıya rekabet edecektir. Bunu bir saksıya ekilmiş çok sayıda farklı özellikte bitkinin birbirlerinin yaşam alanlarını bozması gibi düşünebilirsiniz.

Bu kadar çok gezegenin rekabeti içsel olarak kişide çatışma yaratabilir. Kişi hangi gezegenin sesini dinleyeceğini şaşırıp birçok yola girip çıkabilir. En sonunda da bu iç çatışmaya son verip her şeyi kaderin eline teslim edebilir. Müthiş bir teslimiyet duygusuyla kendini maneviyata yöneltebilir. Bu kişiler için manevi tarafı doyuran meslekler ve uğraşlar daha yerinde seçimlerdir.

İlk paragrafta belirttiğim 1, 9, 10. evler dışındaki yerleşimler bu yogaya sebep olur dememin nedeni ise 1, 9 ve 10.evlerin çatışan gezegenleri kuvvetlendirmesi ve hepsinin bir şekilde başarılı olmasını sağlamasıdır. Bu evler dış dünyayla çok da alakalı olduğundan kişinin iç dünyasına odaklanmasını sağlamaz. Bu evlerdeki dörtlü kümeler kişiye maddi, somut, dünyevi başarılar verir. Diğer evlerdeki yerleşimlerinde ise tatmin maneviyattan gelir.

Sanyasa yogası elbette tek başına siyah ya da beyaz değildir. Maneviyatın yoğunluğu da değişebilir. Kimi kişilerde bu yerleşim kişiyi yoğun bir inzivaya, adeta budist bir rahip gibi dünya nimetlerinden uzak yaşamaya sevk ederken kimi kişilerde boş vakitlerini hayırsever çalışmalarda geçirme şeklinde seyredebilir. Bu ayırıma sebep olan şeylerden biri de 10.ev yöneticisi gezegeninin bu küme içinde yer alıp almadığıyla alakalıdır. 10.ev yöneticisi kümeye dahil değilse kişinin maneviyatı kuvvetlidir ama münzevi seviyesinde değildir. Aynı şekilde hem Ay hem de Güneş ikisi beraber bu kümede yer almıyorsa yine münzevilik azalır. 1.ev yöneticisinin kümede yer almayışı da münzeviliği azaltan bir diğer etkidir. Kişiyi dış dünyadan kopma noktasına getiren münzevilik için 4.veya 8.evlerdeki kümelenmeler gereklidir. Bu evlerdeki Ay Düğümleri bu kopuşu daha da destekler.

Sanyasa yogasının içinde hangi gezegenler olduğu önemlidir zira bazı yıllarda, bazı aylarda gökyüzünde uzun süren kümeler (stelyumlar) olur. O dönemde doğmuş herkesi münzevi bir hayat beklemez elbette. Örneğin 25 Nisan - 8 Mayıs 1981 döneminde gökyüzünde Boğa burcunda bir stelyum vardı. Tabii ki bu aralıkta doğmuş herkesin maneviyatının kuvvetli olduğunu söyleyemeyiz. Ama doğum saatlerine göre bu dönemde doğmuş kişilerin sanyasa yogasına sahip olma ihtimalleri diğer dönemlere oranla daha yüksektir. 3/4 Mayıs 1981 tarihlerinde bu stelyuma Ay da eklendi. Sanyasa ihtimalleri bu tarihlerde daha da artmıştır.

Sanyasa yogasına sahip kişiler manevi dünyanın peşine düşmeden önce gençlik yıllarını iç çatışmalarla, hedefsiz veya savruk geçirebilir. Arayışlarına kavuşmaları biraz zaman alabilir. 1981 Mayıs'ındaki stelyumu hemen hatırlamamın bir sebebi de haritalarını yorumlamamı isteyen kişiler arasında istatistiki olarak oldukça yüksek seyretmeleridir. Takdir edersiniz ki genellikle iç çatışmaları kişiyi bir astrologa veya bir yaşam koçuna yöneltir.

Maneviyat diyince akla gelen ilk isimlerden olan Mevlana'nın doğum tarihi tam olarak bilinmese de bu konuda çeşitli iddialar var. 30 Eylül'de doğduğu bilinen Mevlana'nın doğum yılı için çoğu kaynak 1207 yılını işaret etse de ünlü edebiyat tarihçisi Abdülbaki Gölpınarlı 1207 yılının imkansızlığını düşünür. Mevlana'nın Semerkand'daki savaşın detaylarını anlattığı bir eserinde o işgal yılında 1207'ye göre henüz küçük bir çocuk olması gerektiği için bu kadar detayı bilmemesi gerektiğini iddia eder.

Mevlâna, Şems ile buluşmasına dair eserlerinde Şems’e “60 yaşımda yakaladın beni” demektedir. Şems’in Anadolu’ya gelişini 29 Kasım 1244 olarak alırsak Mevlâna’nın 1186’da doğmuş olması gerekmektedir. Çünkü Mevlâna’nın 60 yaşı Ay yılı hesabına göredir. 33 Hicri yıl 12 Miladi yıla eşit olduğuna göre Mevlâna Miladi olarak Şems ile buluştuğunda 58 yaşındadır. (1244-58=1186) [1]

Ben de astrolojik olarak 1186'nın daha doğru olduğuna inanıyorum zira 1186 yılının 30 Eylül'ünde de gökyüzünde güçlü bir stelyum vardı. Bunların 4. evde ve hepsinin de Terazi (sevgi) burcunda yerleşimi tam olarak da Mevlana'nın hayat döngülerine ve sevgi temalarına da oturmaktaydı.





[1] Neşet Çağatay, “Mevlâna’nın Yazı Dili Neden Farsçadır”, Yirmi altı Bilim adamının Mevlana Üzerine Araştırmaları, Hz. Feyzi Halıcı, Ülkü Basımevi, Konya, 1983, s. 38.


  
[email protected] 




Mars, zodyakın askeridir. Bir askeri tanımlayan her şey Mars için geçerlidir. Disiplin, enerji, savaş, mücadele, rekabet, hız, mantık, plana / kurallara uymak, hedefi gerçekleştirmek amaçlı komutları yerine getirmek gibi gerçek bir askerde olması gereken özellikler Mars'ın konusudur.  Mars, genel olarak erkeği, erkek kardeşliğini, bir mücadele konusu olması itibariyle cinselliği de içerir.

Güney Düğüm (vedikte Ketu) ise aşmışlık ve kayıtsızlık halidir. En geniş haliyle, Mars'a yaklaşmış bir Güney Düğüm, Mars'a ait özellikleri zaman içinde çözmek, bitirmek ve akabinde de bunlara kayıtsız kalmayı ifade eder. Bu yüzden çok sıra dışı durumlar da yaratabilir. Güney Düğüm aynı zamanda içsel / görünmeyen motivasyonları da içerir. 


Bu geniş özet içine pek çok durumu alabilir. Etkilerin pozitif olup insanı mutlu etmesi veya negatif olup başını belaya sokması ise bu ikilinin burcuna, durduğu eve ve aldığı diğer etkilerine göre değişir. Yine de ilk anda aklıma gelenler şöyle sıralansın:

  • Kurallara kayıtsızlık - disiplinsizlik
  • Rekabetten kaçınmak ve açık mücadele yerine pasif-agresif olmak
  • Uzun süre öfkeli kalabilmek, öfkenin çabuk dinmemesi
  • Eleştiriye karşı çok hassas olmak, eleştiriden hoşlanmamak
  • Toplum / ahlak kurallarını kale almamak
  • (Mars zayıfsa) yasa dışı veya ahlak dışı yönelimler
  • (Erkekse) düşük cinsel isteklilik 
  • Hedefe ulaşmak yerine hedefe giden yolda oyalanmak
  • Dolaylı konuşmak, imalara çok yer vermek
  • Erkek kardeşlerden veya erkek kankalardan yana memnuniyetsiz olmak
  • Kontrolsüzlük sebebiyle hem kendine hem karşısındakine fiziksel zarar vermeye açık olmak
  • Tedbirsiz olmak
  • Ağır hareket etmek

[email protected]


Haziran 2017'de kaostan sonra gelen düzen devam ediyor. 
Bu ayın burcunuza göre etkileri YouTube kanalımda, yayında!

[email protected]





Vosi Yoga:
Doğum haritasında Güneş'in bulunduğu evden bir öncekinde bulunan Ay veya düğümler dışındaki gezegenler Vosi Yoga'yı oluşturur.

Örneğin 7.evde Güneş'i olan birinin 6. evinde Mars olması bir Vosi yogasıdır. Güneş'ten bir ev önde yerleşmiş gezegen, kişinin hayattaki başlangıçlarının doğasını gösterir. Örneğimizde Mars, 'zararlı' bir gezegen olduğu için bu kişinin başlangıçları hızlı, sert, zorlamacı, biraz aceleci ve dikkatsiz olabilir. Bu kişi işlerinde önce kendi yeteneklerine ve gücüne güvenir. Bu kişiyle ilk kez karşılaşan biri onun cesur, atak, kendi fikirlerinde ısrarcı, ama çok mantıklı biri olduğunu düşünebilir. 

6.evde Venüs yerleşmiş olsaydı kişinin bir işe başlamadan önce etraflıca düşündüğünü ve diplomatik davrandığını söyleyebilirdik. İlk kez karşılaşıldığında güzel huylu, saygılı ve hoşgörülü olduğu düşünülürdü. 

Bu arada, birden fazla gezegen Güneş'ten bir evvelki burçta yerleştiyse Güneş'e en yakın olanı dikkate almalısınız.

Vesi Yoga:
Doğum haritasında Güneş'in bulunduğu evden bir sonrakinde bulunan Ay veya düğümler dışındaki gezegenler Vesi Yoga'yı oluşturur. 

Örneğin 7.evde Güneş'i olan birinin 8. evinde Mars olması bir Vesi yogasıdır. Güneş'ten bir ev sonra yerleşmiş gezegen, kişinin hali hazırda elinde bulunan, devamlılığını sağlamak üzere elindeki değerlere nasıl davrandığını gösterir. Vosi Yogası ilk intibayı verirken Vesi Yogası'nı ancak kişiyi iyice tanıdıktan sonra fark ederiz. 

Örneğimizde Mars, 'zararlı' bir gezegen olduğu için bu kişi elindekilere, yanındakilere karşı sert, zorlamacı, ön yargılı ve dikkatsiz davranabilir. Kişilerle ve eşyalarla olan ilişkisi oldukça faydacı olabilir. Bu kişiyi ancak tanıdıkça bu özelliklerini fark ederiz. 

Bu kişinin 8.evinde Venüs yerleşmiş olsaydı kişinin sahip olduğu kişilerden ve nesnelerden memnun olabilen ve bunların devamlılığını sağlamanın önemini bilen, şükredebilen, diplomatik davranabilen biri olduğunu söyleyebilirdik. Bunu da ancak kişiyi tanıdıkça fark ederdik.

Bazen ilk karşılaşmamızda rahatsız olduğumuz ama tanıdıkça sıcak bulduğumuz kişilerin muhtemelen Güneş'inin önünde bir zararlı gezegen, Güneş'inin ardında ise bir yumuşak gezegen yerleşmiştir. Tam tersi durumlarda, yani ilk anda çok tatlı olan ama tanıdıkça huzursuz olduğumuz kişilerin de Güneş'inin önünde bir yumuşak gezegen, ardında ise bir zararlı gezegen yerleşmiştir. 

Not: Vedik yogaları 5000+ yıllıktır ve bütün ev sistemine dayalıdır. Kendi tecrübelerimden yukarıda bahsettiğim Vosi/Vesi yogalarının muhakkak ön veya arka evde olması gerekmediğini, aynı evde bile olsa Güneş'in önünde veya arkasında yerleşmiş olmasının da yettiğini söyleyebilirim. 


[email protected]







Kişinin haritasında 4.evde yerleşmiş Mars, Satürn, Kuzey veya Güney Ay Düğümleri VE (veya değil 've') 4.ev yöneticisiyle kavuşmuş zararlı başka gezegenler veya düğümler varsa Kapata Yogası oluşur.

Vedik astrolojide kapata yogasına sahip kişiler göründükleri gibi değildirler. Duygularını, amaçlarını, niyetlerini saklayabilirler. Saklamakla kalmayıp bunları bambaşka şeylermiş gibi de sunabilir, çevrelerini kandırabilirler. Bu saklanmış veya farklı sunulmuş duygu, amaç ve niyetler eninde sonunda, zaman içinde ortaya çıkar.

Hırsızlık, dolandırıcılık, eğer zararlı yerleşimler daha da çoksa seri cinayete kadar gidebilen kötücül emelleri olan kişileri gösterebilir.

Kapata yogasına iyi bir örnek olan resimdeki harita Amerikalı seri katil ve tarikat lideri Charles Manson'a aittir. Manson'ın 4.evinde Güney Ay Düğümü var. Yengeç burcundaki 4. ev yöneticisi olan Ay da hem Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumda hem de Satürn'le aynı burcu paylaşıyor.


[email protected]




Jüpiter, uzmanlığı, felsefeyi, bilgeliği, eğitimi, yurt dışını, çocukları, kadınlar için kocayı simgeler. Güney Düğüm (vedikte Ketu) ise aşmışlık ve kayıtsızlık halidir. En geniş haliyle, Jüpiter'e yaklaşmış bir Güney Düğüm, Jüpiter'e ait özellikleri zaman içinde çözmek, bitirmek ve akabinde de bunlara kayıtsız kalmayı ifade eder. 


Bu geniş özet içine pek çok durumu alabilir. Etkilerin pozitif olup insanı mutlu etmesi veya negatif olup başını belaya sokması ise bu ikilinin burcuna, durduğu eve ve aldığı diğer etkilerine göre değişir. Yine de ilk anda aklıma gelenler şöyle sıralansın:


  • Çocuk sahibi olmak konusunda kayıtsızlık
  • Çocuklarına az düşkünlük
  • Kadın için kocasına karşı kayıtsızlık
  • (Jüpiter zayıfsa) psikolojisi veya maddi durumu zayıf eş
  • Kolay popülerlik
  • Spiritüel bilgelik
  • Kendine ait olmayan kalabalık aileye dahil olmak
  • Maneviyatta özgürlük, dini vecibeleri yerine getirmede sıkıntı
  • Çok da benimsemediği felsefeyi de yayabilmek
  • Kolaylıkla çok iyi eğitim sahibi olmak
  • Kolay yurtdışı bağlantıları kurmak
  • Yaş aldıkça maddi kazançlar peşinde kendini yormak istememek
  • (Jüpiter zayıfsa) az yardımseverlik, az maneviyat
  • Kolay değişen fikirler
  • Akıl dağınıklığı
  • Yüksek tolerans
  • İçsel / doğal bilgelik
  • İçsel / doğal adil davranışlar
  • Doğru / adil olanı bilmek
  • Yalan söyleyememek
  • Tavsiye vermeyi sevmek
  • Öğrenmeyi sevmek

[email protected]



Birçok insan için haklı olmak en önemli şeydir. Bu hakkın size teslim edilmesi için de bazen çok sayıda insan sizin gibi düşünmeli ve sizin gibi hareket etmelidir. Hedeflerinize ulaşmak için çevrenizi yönetmeniz, onları manipüle etmeniz gerekir. Sizin gibi düşünüp hareket etmeleri için gerekirse zorlanmalıdırlar.  

Hakkınız olduğunu düşündüğünüz şey kişisel, bencil bir şey de olabilir. Dünya barışını sağlamak, açları doyurmak gibi evrensel ve sencil bir şey de olabilir. Bu mühim ve evrensel hedefiniz uğruna tabii ki zorbayı ve zalimi manipüle ederek ulaşacağınızı düşünürsünüz. Tanrı'ya, evrene ya da her neye sığınıyorsanız ona, zalimi alt etmek ve açları doyurmak için yakarabilirsiniz, değil mi? Hayır. 

Üç beş kilo vermek gibi oldukça kişisel/küçük bir değişim de, dünyadaki açlığı yok etmek gibi büyük bir değişim de sizde başlar, sizde biter. Mağdur modundan çıkarak, gücünüzü, kapasitenizi başkalarına emanet etmeyerek küçük ya da büyük tüm hedeflerinize ulaşmak için en gerekli ve temel zemini hazırlamış olursunuz. 

Kuzey Ay Düğümü (Rahu) tam da bu noktada durur. Hakkınız olduğunu düşündüğünüz, hedeflediğiniz ama bir sebeple gerçekleşememesinin sebebini başkalarına veya sizin dışınızdaki durumlara bağladığınız şeylerdir. Bir noktada ipleri ele almanız ve değişimi kendinizle başlatmanız gerekir.


[email protected] 



Ay, ihtiyaç bazlı sevgiyi; Venüs ise zevk bazlı sevgiyi gösterir. Venüs hoş şeylerin, hoşlukların gezegenidir. En geniş haliyle, Venüs'e yaklaşmış bir Ay, Venüs'e ait hoşluklara düşkünlük, nahoş durumlardan aşırı kaçınmak anlamına gelir. 


Ay ve Venüs birbirleriyle dost değillerdir. Bu sebeple yakınlıkları (eğer Satürn zayıfsa) öz disiplini azaltabilir. 


Bu geniş özet içine pek çok durumu alabilir. Etkilerin pozitif olup insana para ve itibar kazandırması veya negatif olup başını belaya sokması ise bu ikilinin burcuna, durduğu eve ve aldığı diğer (özellikle ayakları yere bastırtan Satürn'ün) etkilerine göre değişir. Yine de ilk anda aklıma gelenler şöyle sıralansın:


  • Aile (Ay) tarafından şımartılma (Venüs). Özellikle çocuk yaşlarında çocuğun her istediğinin yapılması
  • Duygusal açlık
  • Hoşa giden aktivitenin aşırı miktarlarda veya sıklıkta yapılması
  • Fiziksel alımlılık
  • Lükse, pahalı ürünlere düşkünlük
  • Erkekse kadınlara düşkünlük
  • Aileyle duygusal alışverişin koşulluluğu veya pazarlık konusu oluşu (a'yı yaparsan sana b alırım, a'yı yaparsan seni severim, beni rahat bırakırsan sana b alırım..gibi)
  • İstediğini, (başkalarının duygularını göz ardı ederek) istediği anda elde etme güdüsü
  • Mutluluğu maddi değeri yüksek ürünlerde bulmak
  • Sadece çok güzel görünümlü kişi ve objelerle ilgilenmek
  • Kadınların hislerinden iyi anlamak
  • Hoş şeyler sunan, zarif, zengin veya geniş gönüllü anne
  • Eleştiriye karşı çok hassas olmak
  • Kavgadan, gerginlikten kaçınmak
  • Kuvvetli aile bağları
  • Çok para kazanma etrafında çok düşünmek
  • Gayrimenkul yatırımlarını tercih etmek
  • Şekerli, kalori zengini besinlere düşkünlük


Mayıs 2017'de kaostan sonra gelen düzen; fırtına sonrası huzuru var. 
Gerilemeler bitiyor ve Kuzey Düğüm Aslan burcuna giriyor. 

Bu düzenin burcunuza göre etkileri YouTube kanalımda, yayında!





[email protected]



Venüs hoş şeylerin, hoşlukların gezegenidir. En geniş haliyle, Venüs'e yaklaşmış bir Kuzey Düğüm, Venüs'e ait hoşlukların abartılması, suyunun çıkarılması, şaşırtıcı veya sıra dışı hallere gelmesi anlamına gelir. 


Related imageBu geniş özet içine pek çok durumu alabilir. Etkilerin pozitif olup insana para ve itibar kazandırması veya negatif olup başını belaya sokması ise Venüs'ün burcuna, durduğu eve ve aldığı diğer etkilere göre değişir. Yine de ilk anda aklıma gelenler şöyle sıralansın:


  • Sıra dışı ses, müzik yeteneği
  • Çarpıcı fiziki güzellik
  • Üstün sanatsal yetenek
  • Sansasyonel, riskli, tabu yıkan ilişkiler
  • Kadınlar tarafından aldatılma
  • Kadınlarla geçinme zorluğu
  • Modern tarzda zevkler
  • Üstün adalet anlayışı
  • Zevk uğruna riskler alma
  • Erkek için sıra dışı, üst sınıf veya yabancı kadınla evlilik
  • Aynı anda birden fazla kişiyle ilişki
  • Kozmetik, mücevher, moda sektöründe çalışma
  • Sıra dışı yöntemlerle refaha kavuşma
  • İyi para kazanma
  • Kumar, şans oyunu, bahis oynama
  • Riskli yatırımlar yapmaya meyilli olma

Venüs'ü Kuzey Düğümü'yle kavuşmuş bazı ünlüler:
Elvis Presley, Jennifer Aniston, Serdar Ortaç

[email protected]





Nisan 2017'de hem Venüs hem de Merkür gerilemesi var. 

Oldukça nadir rastlanan her iki gezegenin birden gerilemesi yılın en önemli olaylarındandır. 

Bu gerilemelerin burcunuza göre etkileri YouTube kanalımda, yayında!



[email protected]

Bir önceki Venüs yazım çok teknik bulunduğu için biraz daha basitleştirerek gerileyen gezegenlerden ve onların doğalarındaki değişimden bahsedeceğim:

Doğum haritasında geri hareketli gezegenler çeşitli çakra noktalarını tıkayarak, kişinin bazı bağlantıları ve dengeleri kurmasını zora sokar. Bu sebeple kişinin geri hareketli gezegenlerini iyi tanıması ve onları yeniden dengelemeyi öğrenmesi yaşamını kolaylaştırması açısından gereklidir.

Gezegenler geri harekete geçtiklerinde etkileri de değişir. Gezegenler geri hareketliyken Dünya'ya en yakın noktalardadır. (Bu sebepten mesela NASA, Mars'a yolculuk için Mars'ın geri hareketlendiği 2018 Mayıs/Haziran'ını seçmiştir. Böylece Dünya'ya yaklaşan Mars'la aramızdaki mesafe kısalacak ve yolculuk süresi de kısalacaktır.) Bize yakın duran her şeyin etkisi de daha büyük ve daha güçlü olur.  Klasik Vedik astrolojisi bu yüzden geri hareketli gezegenleri 'güçlü' bulur. Ama bu 'güçlülük' ne anlamdadır?

Doğum haritasında geri hareketli gezegenler ile transit geri hareketli gezegenlerin 'gücü' ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Doğum haritasında geri hareketli gezegenlere sahip kişiler, geri hareketli gezegenlerinin 'gücünü' her zaman kontrol edemeyebilirler. (Kontrolsüz güç, güç değildir!) Bu yüzden de geri hareketli gezegenlerinin doğasını yaşamakta veya kabullenmekte yaşamları boyunca zorlanabilirler. Bu kişiler ya geri gezegenlerinin doğasını abartılı biçimde yaşar ya da bunu hayatlarında yok sayarlar. Denge kurmakta zorlanırlar.

Örneğin doğum haritasında Venüs'ü geri hareketli olan bir kişi lükse, paraya, modaya, aşka, zevke aşırı düşkün olabileceği, bunları elde etmek için etik dışı davranışlara meyledebileceği gibi bunları yok sayan, hiç aldırmayan bir tavır da sergileyebilir.

Doğum haritasında Merkür'ü geri hareketli olan kişiler çok geveze ya da çok sessiz olabilir. Çılgın, sıra dışı fikirleri olabileceği gibi basit kuralları bile anlamakta zorlanabilen hallerde olabilirler.

Yine doğum haritasında Jüpiter'i geri hareketli olan birisi bilgilenmek, öğrenmek, tavsiye vermek konusunda aşırıya kaçabilir. Hiç susmadan, isteyene istemeyene tavsiye veren, doğru yolu göstermeye çalışan bir yapısı olabileceği gibi öğrenmekten ve çevresini bilgilendirmekten zerre nasibini almamış da olabilir.

Transit gezegen gerilemeleri ise doğum haritasında geri hareketli gezegenleri olsun veya olmasın herkesi etkiler. Zira gerileme döneminde kişinin iyi ya da kötü kendi 'normali' değişmiştir. Örneğin, çok akıllı, hesabını iyi bilen bir insan, bir Merkür gerilemesinde örneğin, hesap hataları yapabilir. Analizlerini bir kenara bırakıp varsayımsal ilerleyebilir.
Düşük bir gezegenin geri hareketi ise daha farklı değerlendirilmelidir. Venüs gibi şanslı bir gezegen, doğum haritasında Başak burcunda düşüktür. Hem Başak'ta hem de geri hareketli olan bir Venüs ise doğru hareketli bir Başak Venüs'ten daha iyidir. Zaten düşük bir Venüs'ün doğası negatifken, geri hareketlenmiş olması bu negatifliği azaltır. Tersine, Balık burcunda yükselmiş bir Venüs'ün geri hareketliliği ise pozitif doğasını azaltır. Örneğin 3-15 Nisan 2017 döneminde Venüs, Balık burcunda geri hareketli olacağından bu seferki gerilemesinin en negatif kısmını bu döneme saklıyor denebilir.

Zorlu gezegenlerin (Mars, Satürn gibi) geri hareketinin denge bozan doğasını kontrol altına almak daha zordur. Bu kişilerin bir kısmı bu gezegenlerin doğasını aşırı benimseyerek çok pasif veya çok baskıcı olabilir. Diğer kısmının ise gelenekleri, teamülleri yok sayan, daha isyankar duruşları vardır. Eski dönemlerde bu tarz aykırılıklar daha az tasvip ediliyordu. Günümüzde ise farklılıklardan yaratıcılıklar çıkabildiğinin görüldüğü; kişinin kendine özgü, sıra dışı davranışlarının görece daha kolay kabul gördüğü zamanlardayız. Bu kişilere, kendine özgülüklerinden yaratıcı işler çıkıyorsa ne ala. Diğer türlü toplumda alkış toplamayan tarzda bir sıradışılıkla, ayrıksılıkla uğraşmaları gerekir.


[email protected]