2 Aralık 2019'da batı astrolojisinin tropik zodyakında Yay burcundan Oğlak burcuna girecek olan cömert Jüpiter'in burçlara göre etkisi youtube kanalımda yayında. 





Yeşim Arpat
[email protected]
Vast: The Harmony of the Seas, pictured arriving into Southampton, is the biggest cruise ship in the world with a length of 1,188ft and a maximum capacity for 6,780 passengers18 Eylül 2019'da Satürn geri hareketinden düz hareketine geçmek üzere durağan hale geldi. Satürn gibi ağır hareket eden bir gezegenin manevra yapması da zaman alıyor. Durağan dönemi beş gün kadar sürecek ve bir ay boyunca da Satürn sadece 1 derece ilerleyecek. 
Gerileyen zararlı gezegenin düz hareketine geçmesi zararını azaltsa da Satürn hala bir başka zararlı olan Güney Ay Düğümü (Ketu) ile oldukça yakın olmaya devam ediyor. Ancak Ekim ayı ortalarında Satürn, Ketu ile arasında 3 derece kadar mesafe koyabilecek. Önümüzdeki bir ay boyunca doğum haritasında vedik sistemde 19-21 dereceler arasında Yay, Başak, İkizler ve Kova burcunda mühim gezegenleri olanlar (batı sisteminde 14-16 dereceler arasında Oğlak, Terazi, Yengeç ve Balık burçlarında gezegenleri olanlar) Satürn'ün yoğun baskısını hissetmeye devam edecekler.  
Satürn baskısını hissederken kendimizi mağdur ve perişan hissetsek de zorlukları göğüsleyerek ve emek vererek Satürn'ün burç değiştirirken ödüllerine kavuşmak da mümkündür. (Vedik yıldızıl sistemde Satürn, 23 Ocak 2020'de Yay burcundan Oğlak burcuna girecek) Satürn'ün Yay burcu geçişi esnasında yaşanan zorluklar aslında yaşamın manevi amacına ulaşmaya, fikir ve bakış açılarını amaçlara uygun hale getirmeye de vesile olur. 
Yeşim Arpat


Kuzey Ay Düğümü (Rahu) 27 Eylül 2019'dan 20 Nisan 2020'ye kadar Ardra yıldız kümesinde (nakşatrasında) bulunacak. Ardra, vedik sistemde 6.20 ile 20.00 derece İkizler; batı sisteminde yaklaşık olarak Yengeç burcunun ilk yarısına tekabül eder.  Batı astrolojisi Ardra'yı Betelgeuse, Orion ve Sirius yıldızlarının özellikleriyle tanımlar. 

Ardra, duygusal temizlenme ile alakalıdır. Bu temizlik de fırtınalı bir süreci takip eder. Fırtına geçtikten sonra toprak nemli ve yeniliklerin yeşermesine hazırlıklıdır. 

Ardra'nın sembolleri insan kafası ve gözyaşıdır. İnsan kafası müthiş zihinsel faaliyetleri gösterirken gözyaşı acı tecrübelerden sonra dökülür. Gözyaşı acının tamamlanması, kapanışını ifade eder. Fırtınaların mitolojik tanrısı Rudra da Ardra'yı yönetir. Bu dönemde hava durumları da fırtına bolluğuna işaret eder. 

Ardra, kısa süreli duygusal fırtınaları tetikleyebilir. Bu fırtınalar geçmişe takılmayı bırakmayı, işe yaramayanları elemeyi sağlar. Bu manada Uranüsyen bir doğası vardır. Fırtınayla arınan tozlardan sonra zihinsel olarak berrak ve parlak hale gelerek geleceğe yönelik parlak fikirleri ekmeye müsait oluruz. 

Rahu, İkizler burcunda kendi doğasına oldukça uygun bir yerdedir. Entelektüel ve zihinsel faaliyetleri daha bereketli hale getirir. Strateji, teknoloji, iletişim alanlarında çığır açan ilerlemeler görebiliriz. Rahu dozunu kaçırınca bu alanları kötü niyetli amaçlar için de kullanabilir. Teknolojik saldırılar, internet ve elektrik kesintileri de bu doz aşımının sonuçlarından olabilir. Rahu, Ardra'dan geçerken bilgi bombardımanına tutulabilir, hafızamızı zorlayacak seviyelerde bilgi toplama peşine düşebiliriz. 

Doğum haritasında ilk paragrafta bahsedilen derecelerde gezegenler olması şanslı gelişmelere işaret edebilir. Bundan başka bu derecelerin köşe evlere denk gelmesi de şanslı gündemlere işaret ederken bu gündemlere dair kaygı ve takıntıları da beraberinde getirebilir. 

Rahu'nun Ardra geçişine Kasım 2019'dan itibaren Jüpiter karşıtlık yapmaya başlayacak. Bu da Rahu'nun abartmasını veya kötücül emellerini azaltacaktır. 


Yeşim Arpat
[email protected]

Sade Sati serisinin ilk iki kısmında Sade Sati'nin ne olduğundan ve natal Ay'a göre ev pozisyonlarının burçlara göre değerlendirmesini yapmıştım. Bu son bölümde biraz daha detaya girerek transit Satürn'ün natal Ay'a göre nakşatra pozisyonlarını değerlendireceğim. Bu seviye ileri düzey vedik astroloji bilgisi gerektirse de mümkün olduğunca basit açıklamaya çalıştım. 

Vedik astrolojide nakşatralar (ay konağı, Ay'ın bir günde kat ettiği mesafedeki yıldız kümeleri) en temel göstergelerdir. Natal Ay'ınızın bulunduğu nakşatraya Janam (veya Janma) Nakşatra ismi verilir ve bunun rakamı 1'dir. Toplam 27 nakşatra vardır. Natal Ay'ınızdan itibaren transit Satürn'ün hangi numaralı nakşatrada olduğuna göre Sade Sati'ye dair durum değerlendirmesi de yapılır. 

Nakşatraların listesi ve sıralaması için aşağıdaki tabloyu kullanabilirsiniz. 

Sade Sati, transit Satürn'ün natal Ay'dan bir önceki burca girmesiyle başlar ve bir sonraki burçtan çıkmasıyla biter. Nakşatra mantığında transit Satürn, natal Ay'ın burçtaki derecelerine bağlı olarak Ay'dan sonraki 24.nakşatraya gelmesiyle başlayabilir. Natal Ay'dan sonraki 5.nakşatradan çıkmasına kadar sürebilir. 

(24'ten 5'e kadar olan süreç maksimumdur. Burçlara göre Sade Sati belirlendiğinden nakşatra sıraları burçlarla denk olmayabilir ama yuvarlak olarak 24'le başlar 5'le biter diyebiliriz) 

Yani transit Satürn, 24, 25, 26, 27, 1, 2, 3, 4, 5. nakşatralardan geçerek Sade Satisini tamamlar. 

Bu bahsi geçen numaralardaki Satürn'ün değişik etkileri vardır. 

Mesela, natal Ay'dan sonraki 24 numaralı nakşatralardan geçen gezegenler Sadhak'tır ve tatmin edicidir. Transit Satürn natal Ay'dan (ay nakşatrası 1 sayılarak) sonraki 24 nolu nakşatradan geçerken sorun çıkarma devresinde sayılmaz. 

Natal Ay'dan sonra 25 numaralı nakşatralardan geçen gezegenler Vadha'dır ve yok edici, kayıplar verici etkileri vardır. Transit Satürn natal Ay'dan (ay nakşatrası 1 sayılarak) sonraki 25 nolu nakşatradan geçerken sorunludur. 

Diğer nakşatralar için etkilerini aşağıdaki tablodan takip edebilirsiniz.










Doğum haritasında Ay'ı Dhanishta yıldızında olan bir kişiyi ele alalım. 2019 Ağustos'unda bu yazıyı kaleme aldığım günlerde transit Satürn Purva Ashadha nakşatrasındadır. Purva Ashadha, Dhanishta için 25.sıradadır. Neredeyse tüm 2019'u Purva Ashadha'da geçiren Satürn, Ay'ının nakşatrası Dhanishta olan bir kişi için yıl boyu Vadha'dır ve Sade Sati'ye atfedilen bazı kayıplara ve kısmetsizliklere müsaittir. 

Ay'ının nakşatrası Shravana olan kişiler için 2018'de Satürn Mula'dayken Vadha (25 numara) idi. Shravanalar, Satürn'ün Purva Ashadha'da (26 nolu nakşatrada) olduğu  2019'u Mitra pozisyonunda, toparlanarak geçirmekteler. 

3 numaralı Vipat ve 5 numaralı Pratyeri de oldukça zor bir geçiştir. 2019 yılının çoğunu Purva Ashadha'da geçiren Satürn, doğum haritasında Ay'ı Jyestha olan kişiler için 3 numaralı Vipat ve Ay'ı Vishakha olan kişiler için 5 numaralı Pratyeri geçişindedir. 

Yani transit Satürn'ün, Purva Ashadha'da ilerlediği 2019 yılında Sade Sati'sini yaşayan nüfusun yaklaşık 25%'i içinde Ay nakşatraları Vishakha, Jyestha ve Dhanishta olan kişiler Sade Sati diyince akla gelen zorlanmaları daha çok hissetmektedirler. 

--

Dip Not: 
27 nakşatra, üçerli 9 gruba ayrılır. Bu dokuz gruba Tara ismi verilir. 
3, 5, 7 nolu Taralar zorlu, 2, 4, 6, 8, 9 nolu taralar rahattır. 1 nolu Tara ise ortalamadır. 

3 nolu tara ve onun 9 fazlaları da aynı gruptandırlar ve zararlıdır. Yani 3, 12, 21 nolu nakşatralar Vipat isimli bir Tara grubudur ve zararlıdır. Aynı şekilde 2 nolu tara ve onun 9 fazlaları, 2, 11, 20 nolu nakşatralar Sadhak isimli bir Tara grubudur ve refah getirir. 

Sade Sati etkilerini değerlendirmek için Taraları kullandığımız için Taralar hakkında biraz bilgi vermeyi uygun buldum; fakat Taralar başlı başına ayrı bir yazı konusu olduğu için ve Sade Sati başlığını dağıtmamak için detaylarına ve Sade Sati dönemlerinden başka neleri etkileyebildiklerine girmiyorum. 


Yeşim Arpat





Venüs, Güneş ve Ay'dan sonra görebildiğimiz en parlak gezegendir. Venüs'ün parlaklığının yanı sıra bir görünüp bir kaybolma, sonra yeniden görünme huyu vardır.


Mesela Venüs 9 ay boyunca gündüzleri gökyüzünde parlar. Yavaş yavaş batar ve görünmez olur. Güneşle kavuştuğunda, yani yanık durumdayken görünmez olur. Yaklaşık üç ay ortadan kaybolduktan sonra ise bizim Venüs gündüzü bırakır ve gece yıldızı olarak geri döner. 9 ay sonra yine aynı şekilde yaklaşık 2.5-3 ay kaybolur ve bu sefer gündüz yıldızlığına başlar. Bu böyle sürer gider.



Venüs'ün bu adeta ölüp yeniden doğması vedik mitolojisinde ölümsüzlüğün sırrını bilmesi olarak değerlendirilir. Geçen ay bahsettiğim Rahu/Ketu mitolojik hikayesinde de şeytanlar ve tanrıların ittifak kurarak okyanusu çalkalamak suretiyle dipten çıkardıkları ölümsüzlük nektarının da Venüs olduğu söylenir.



Venüs'ün yeniden doğuşunun 9 aylık sürecinin insan hamileliğiyle neredeyse eş süresi, Venüs'ün 'yaşam veren' anlamını da pekiştirir.



Venüs, şifa veren, tamir eden, yeniden doğuran bir gezegendir. Venüs, Ekim 2018-Temmuz 2019 aralığında sabah yıldızı olarak geçirdiği 9 aylık döngüsüne ait konuları tamamlamak, onları şifalandırmak ve yenileri doğurmak üzere gözden kayboldu. Eylül ortasından itibaren akşam yıldızı olarak parlamaya devam edecek.


Venüs 2019 yılı başlarında sabah yıldızı idi. Temmuz-Eylül 2019 arası gökyüzünde görünmez olacak. Eylül 19'dan sonra ise gece yıldızı olarak dönecek. Venüs'ün görünme ve kaybolma tarihleri bulunan coğrafyaya göre değişebildiği için tam tarih vermek güç olabiliyor. Kuzey yarıküre orta enlemleri için 9 Temmuz-19 Eylül 2019 aralığı gökyüzünde Venüs'ün görünmediği zamanlardır. 

Venüs, zodyakta derece olarak Güneş'ten ilerdeyse akşam; gerideyse sabah yıldızıdır. Örneğin Güneş 3° Yengeç burcunda, Venüs 22° Yengeç burcundaysa veya Venüs 5° Aslan burcundaysa Venüs Güneş'ten ileridedir ve akşam yıldızıdır.
Venüs'ün sabah veya akşam yıldızı olmasının da farklı anlamları var. Venüs, zodyak dereceleri anlamında Güneş'in gerisindeyken, yani Güneş Venüs'ten ilerdeyse, Venüs sabah yıldızıdır.  Venüs sabah yıldızıyken Venüsyen konularda (aşk, anlaşma, lüks tüketim, konfor vb) daha anlık hareket eder, daha girişken ve daha cesurdur. Venüs akşam yıldızı iken ise Venüsyen konularda daha yavaştır, emin olmadan karar vermez, daha plancıdır. 

Transit Venüs, sabah yıldızı iken Venüsyen konularda başlangıçları işaret ederken akşam yıldızı iken tamamlanışları ve hasat zamanını işaret eder. Sabah yıldızı Venüs'ün daha bir yeni ay enerjisi varken akşam yıldızı Venüs'ün dolunay enerjisi vardır. 


Yeşim Arpat
[email protected]
https://astrocevap.sopsy.com/





17 Temmuz 2019 Ay tutulması

Ay tutulması, Türkiye saati ile 00:30'da batı astrolojisinde 24° 04' Oğlak, vedik sistemde 29°57' Yay burcunda 

Tutulmalar değişim zamanlarıdır. Güneş tutulmaları fikir değiştirirken Ay tutulmaları duygularımızı değiştirir. Güneş tutulmalarından sonra beliren yeni faaliyetlere yönelmek icin gerekli duygu ve ortam değişimini de Ay tutulmaları sağlar. 

Bu tutulma birçok gezegenin bir arada olduğu zamana denk gelmesi sebebiyle oldukça etkilidir. Zira tutulmaya sebep olan ay düğümleri tutulan Ay'dan başka ona yakınlaşan gezegenleri de tutar. 

Ay tutulması esnasında Ay'ın yanında Plüton, Ketu ve Satürn olacak. Duygusal olarak oldukça yoğun bir finalimiz ve vazgeçişimiz var. Aslında Satürn ve Ketu'nun Nisan sonlarından beri tutulma noktalarına yakın kavuşumlarından beri bu finale hazırlıklıyız. Zaten uzatmaları oynuyorduk. Yine de bazen hazırlıklı olsak da final anı gelince ister istemez duygular sel olabilir. 

Ay tutulması Uttara Ashadha (uttarashada) yıldızında gerçekleşecek. Bu yıldız yenilmez zaferlerin yıldızıdır. Kazanma gücünü ve kazanılacak hedefleri gösterir. Bu hedefler sadece kişisel de hedef ve kazançlar değildir. Başkalarının da hayrına olan hedefler olduğu için yöneticileri, liderleri, komutanları, vb kişileri ve devlet kurumlarını işaret eder. Bu sebeple bu tutulmayı takip eden üç ay içinde büyük kurumlarda ve yöneticilerinde değişimler görebiliriz.

Hepimiz kendi hayatımızın yöneticisi ve lideriyiz. Özel hayatımızda hedefimize ulaşmak üzere azimle uzun zamandır sürdürdüğümüz konuların haklı geri dönüşlerini alabiliriz.

Vedik sistemde tutulmanın 29°'de gerçekleşiyor olması belirsizliklerin ve nihayetindeki tamamlanışların da habercisidir. 

Bu tutulma vedik kültürdeki Yay burcu dolunaylarında kutlanan Guru Purnima festivali zamanına denk geldiği için 16/17 Temmuz'da guruları, rehber, hoca ve öğretmenleri de anmak, hatırlarını sormak, gönüllerini almak şans getirir.

Yay burcundaki tutulmanın yöneticisi Jüpiter'in de doğum haritanızda veya transitte bulunduğu evin konuları da tutulmayla beraber etkinleşir. 




Sade Sati yazı serisinin ilk kısmında 7.5 sene süren Sade Sati dönemi kişinin içinde bulunduğu daşaya veya zamanın transitlerine göre farklılık gösterebilir, demiştim.  Bu yazımda da dönemin enerjileri hakkındaki detayları artıracağım.  

Sade Sati burcuna göre 3 fazdan oluşur. İlk faz, transit Satürn'ün natal Ay'ın burcundan bir önceki burçta, yani 12. evinde olduğu dönemdir. 

Vedik astrolojide Satürn kendi bulunduğu burç/ev 1 sayılmak suretiyle 3, 7, 10. burçlara/evlere görünüm yapar. Yazıda kolay ifade adına yazının geri kalanını bütün ev/burç sistemi üzerinden anlatacağım ve 'ev' şeklinde ifade edeceğim. Ay'ınızın bulunduğu burcu yükselen burç kabul ettiğinizde transit Satürn, 12.evdeyken, 2.evinize, 6.evinize ve 9.evinize görünüm yapar. 

Yani Sade Satinin ilk fazında kişi 12, 2, 6, 9 evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. 
Kişi içine kapanabilir, depresif olabilir, (12), hastalıklarla uğraşabilir, hastalara bakabilir (6 veya 12), uzaklara gidebilir (9 veya 12), maddi sıkıntı yaşayabilir (2), babasıyla sorunlar yaşayabilir (9), eğitim hayatında zorlanmalar yaşayabilir (9), İlk faz sona ermeye yakın öyle ya da böyle bu sıkıntılarını aşmış olur. İlk faz, kişinin geri çekilme dönemidir. Geri çekilip olanı biteni sindirme dönemidir. 

İkinci fazda ise kişi 1, 3, 7, 10 evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. Özellikle 3. ev aslında Satürn'ün de kendi özelliklerini daha rahat ortaya koyduğu, cesur olduğu bir evdir. Kişi artık geri çekilme dönemini kapamış ve yaşamıyla yüzleşmeye başlamıştır. Bu fazda kişi çalışkan olabilir, bedenine iyi bakabilir (1), cesaret etmeye hazırdır (3), ikili ilişkileri yıpranmıştır (7), ilişkilerine ciddiyet hakimdir (7) , kariyeriyle/sorumluluklarıyla ilgili ciddi kararlarla karşı karşıyadır (10). 

Üçüncü fazda ise kişi 2, 4, 8, 11.evlerin özellikleriyle alakalı gündemler yaşar. Özellikle 11.ev aslında Satürn'ün hayal gerçekleştirme adına arzularını destekler. Kişi artık bıraktıklarını bırakmış, geride kalanlarla kendine yeni bir düzen kurmaya başlamıştır. Bu fazda kişinin maddi sıkıntıları veya ailesiyle ilgili sorumlulukları artmış olabilir (2 veya 4), işe yaramayanı bırakması, arınması gerekir (8), yeni arzu ve hedeflerine ilerlemektedir (11). 


Bu fazların kişiye hissettirdikleri, Ay burcunuzun ne olduğuna göre oralardan geçen Satürn'ün ne kuvvette olduğuna göre değişir. Kısaca notlayacak olursak yandaki tabloyu Vedik ay burcunuza göre referans olarak alabilirsiniz. (Vedik ay burcunuz batı sistemindekiden yaklaşık olarak 24 derece geridedir )


Fazlar ve burçları detaylarına da girdiğimize göre serinin bir sonraki yazısında yıldız (nakşatra) detaylarındaki etki/his farklarına değineceğim. 



Yazının 3.kısmındaki devamı için tıklayınız. 



Yeşim Arpat
[email protected]








Transit Satürn'ün kişinin doğum haritasındaki (natal) Ay'ın bulunduğu burcun bir önündeki burca gelmesinden ve bir sonraki burcundan ayrılmasına kadar olan, Satürn'ün üç burçluk yolculuğu ve yaklaşık 7.5 sene süren zaman dilimine Sade Sati dönemi adı verilir.

Mesela natal Ay burcu Oğlak olan biri için Satürn'ün Yay burcuna girişinden Kova burcundan ayrılıp Balık burcuna geçişine kadar geçen süre Sade Sati dönemidir.

Sade Sati hakkında ürkütücü yorumlar okumuş olabilirsiniz. Şunu unutmayın ki herhangi bir anda  dört insandan biri Sade Sati dönemindedir. O yüzden yorumları ürkünç gelse de, bu dönem nadide bir dönem değildir. Bu yüzden dünyanın bütün kara bulutları sadece sizin başınızın üzerinde toplanacak anlamına da gelmez.

Sade Sati döneminde kişinin eskiden sahip olduğu, çok bağlandığı, önem atfettiği bazı şeyler hayatından çıkar. Bu çıkış kişinin o konulara aidiyet duygusu yüksekse stresi ve hüznü de büyük olabilir. Öte yandan Sade Sati dönemi pek hazırlıksız da gelmez. Mesela yine Ay'ı Oğlak burcunda olan kişi örneğine gelirsek bu kişinin hayatında Satürn Akrep burcundayken, yani Sade Sati başlamadan bir evvel burçtayken, yani transit Satürn, natal Ay'dan 11 burç ötedeyken kişinin hayatına yeni bir uğraş, eğlence, keyif aldığı bir konu girer. Bu zamanlarda kişinin o yeni konuya ilgisinin artması Sade Sati döneminde iyi bir dayanak olur. Kaybettiği şeyleri bu yeni konuyla doldurur. Bu adeta kırılmak üzere olan bir dalı bırakmadan bir başkasına tutunmaya ve diğer dal kırıldığında güvende kalmaya benzer.

Astroloji dersleri aldığım hocalarımdan Ernst Wilhelm'in kendi hayatından örnek olarak gösterdiği bir durumu ben de alıntılamak isterim. Ernst 16 yaşındayken, Sade Sati dönemine girdiğinde annesi ve babası boşanıyor. Aile dağılıyor ve aile bireyleri başka şehirlere savruluyor. Ernst 14/15 yaşlarındayken spor niyetine başladığı bisiklet yarışlarını bu zorlu dönemde hayatının merkezine koyarak bazı mühim müsabakalarda kendini göstererek milli takıma bile giriyor. Eğer bisiklet sporu olmasaydı o dönemde (Sade Sati) depresyondan kafamı kaldıramazdım, diye açıklıyor. Bütün enerjimi spora harcayarak yepyeni bir şehirde, bilmediğim insanlar arasında, ergenlik hezeyanları ve aile dramlarının ortasında kalmama rağmen bu dönemden güzel kazanımlarla çıktım, diyor. 

Transit Satürn, natal Ay'dan sonra 11.evdeyken ilgilendiğimiz bir hobi belki de Sade Sati'nin başladığı (Satürn'ün Ay'dan sonraki 12.eve girdiği zaman) getirebileceği bir iş kaybında yeni mesleğimize dönüşebilir. Satürn hala Ay'dan sonraki 11.evdeyken girdiğimiz bir çevre bize zor zamanımızda sosyal destek sağlayabilir.

Satürn sadece Sade Sati'sinde zor değildir. Transit Satürn nataldaki gezegenlerle kavuştuğunda veya görünüm yaptığında, veya köşe noktalardan geçerken de zorlar. Ama transit Satürn, özellikle natal Ay'dan sonra (Ay'ın bulunduğu burç 1 sayılarak) 3, 6 ve 11.evlerde bir tutunacak dal da verir. İşte o dönemlerde kişi, kendine uzanan bu dalı fark etmeli ve zor dönemleri için kenarda tutmalıdır. Zira fırtına kopup gemi devrildiğinde bu dal ona sandal olacak ve yeni bir gemiye veya karaya çıkmasına yardım edecektir.

Sade Sati dönemlerinde varlığını garanti sandığımız bazı şeyler hayatımızdan çıkarken mühim yaşam tarzı değişiklikleri yaşayabiliriz. Boşanmak, ülke değiştirmek, iş/para kaybetmek, hastalanmak, sevdiklerimizden ayrılmak çok olası Sade Sati hikayelerindendir. Bu demek değildir ki Sade Sati'nin 7.5 yılı boyunca her gün bir şey kaybederiz. Genellikle transit Satürn'ün natal Ay'a 15 derece civarında yakın olduğu dönemlerde Sade Sati etkileri çoğalır. Ayrıca Satürn daşa veya antardaşalarındaysak (vedik astrolojide gezegen dönemleri), Satürn dönüşü yaşıyorsak veya transitte zor evlerde (6, 8, 12 evler) başka zararlılar da varsa Sade Sati etkileri daha da artarken Satürn dönemlerinde olmamak ve daha rahat transitlerin olması Sade Sati etkilerini hissedilmez bile kılabilir. Bu noktada da genellikle Donald Trump'ın Sade Sati döneminde başkan seçilmesi örneği gösterilir. Trump, başkan seçildiği dönemde Jüpiter daşa ve antardaşasındaydı ve transit Jüpiter de kariyer evine güzel bir görünüm yapıyordu. Natal Jüpiter'inin yıldız ve sublord yöneticileri de başarılı noktalardaydı. Bu da Sade Sati döneminde de başarılı şeyler yaşayabileceğiniz manasına gelir. Ama duygu olarak kişiyi rahatsız eden, onu yalnız hissettiren durumlar illa olur. 

Ay, duygu durumumuzu, psikolojimizi gösterir. Ay'a kavuşan Satürn duygu durumumuzu depresif tarafa itmeye meyillidir. Aslında Satürn psikopatlık olsun diye sorun da çıkarmaz. Hayatta her şeyin bir döngüsü var. Satürn de hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, eskiyenlerin, miadını dolduranların dönüşmek durumunda olduğunu hatırlatır sadece. Bu hatırlatmaya ihtiyaç duymayan kimseler için Sade Sati de dahil hiçbir Satürn döngüsü zorlu geçmez.

Satürn'ün bir başka hatırlatması da çabadır. Satürn, çabasız sonuç alınamayacağını da Sade Sati dönemlerinde hatırlatabilir. Sorumluluk sahibi olmayan kişiler için süreç çok daha zorlu geçebilir ama zaten görev bilincine sahip, çaba sarf etmekten imtina etmeyen biriyseniz çabalarınızın sonucunu Satürn geç de olsa verir. Satürn zorlu bir öğretmendir. İyice öğrenmeden geçer notumuzu alamayız. Yine de süreci bir yandan terlerken diğer yandan depresif geçirmek istemiyorsak çabanın sonucuna da takılmamalıyız. Çabadan keyif almayı öğrenmeliyiz. Keyif almıyorsak başka bir çabaya ihtiyaç duyduğumuz manasına gelir. 

Yazının 2.kısmındaki devamı için tıklayınız.


[email protected]
Yeşim Arpat







Kuzey Ay Düğümü (Rahu) ve Güney Ay Düğümü (Ketu)'nün mitolojik hikayesi çok özet olarak şöyledir:

Zaman yaratıldıktan kısa süre sonra Tanrılar ve Şeytanlar savaşmaya başlar. İki taraf da bir türlü yenişemediğinden ittifak kurmaya karar verirler. Ortak bir de karar alırlar. Okyanusu çalkalayacaklar ve böylece okyanusun dibindeki aydınlanma (ölümsüzlük diye de geçer) iksirini ortaya çıkarıp içeceklerdir.

İksir ortaya çıkınca tanrılar, iksirin şeytanların eline geçmesine razı olmaz. Tanrılardan Vişnu, güzel bir saki kılığına bürünür ve iksiri sadece tanrılara sunmaya başlar. Sakinin güzelliğiyle büyülenen şeytanlar, iksirin kendilerine servis edilmediğinin farkına varamazlar. Ama içlerinden biri, Rahu (isminin Vasuki olduğu söylenir), durumu fark eder ve tanrı kılığına bürünerek iksiri içmeyi başarır. Bu durumu da Güneş ve Ay fark eder ve saki kılığındaki Vişnu'yu uyarırlar. Vişnu hemen eski haline dönerek Rahu'yu kılıcıyla ikiye böler. Aydınlanma iksirini çoktan içmiş olan Rahu ikiye bölündüğünde artık sadece baş kısmı Rahu olur. Kuyruk kısmı ise Ketu.

Baş kısmı (Rahu) aydınlandığını sansa da iksir alt kısımda, midede, Ketu tarafında kalmıştır. Başı olmayan Ketu 'aydınlandığının' farkında değildir. Rahu ise 'aydınlanamadığının' farkında değildir. Kendini aydınlanmış sanır. Oysa Rahu ihtiraslı/kurnaz/becerikli bir şeytandır hala. Ketu ise aydınlandığı için ermiştir- artık şeytani değildir ve fakat kafası olmadığı için bilinçli bir aksiyon alamaz.

Baş da kuyruk da kendilerini ele verdikleri için Güneş ve Ay'a kin güder. Bu kin yüzünden Rahu ve Ketu zaman zaman Güneş'i ve Ay'ı yutarlar. Bu yutmalar esnasında tutulmalar oluşur.


Nasıl ki tanrılar, şeytanlar olmadan okyanusu çalkalayamacak ve dibindeki aydınlanma iksirini bulamayacaklardı; insanlar da şeytanlar olmadan kendi öz benliklerini kazanamazlar. Bugün 'iyilik' diye nitelendirdiğimiz şeyler 'kötülük' var olduğu için 'iyi'dir. Kötülük olmasaydı iyilik olmayacaktı. Karanlık yoksa ışık da yoktur. Ölüm yoksa yaşam da yoktur. (1) 


***
Şeytan Vasuki'yi ikiye bölerek Rahu ve Ketu olarak ayrılmasına sebep olan tanrının ismi Vişnu idi. Bu neden başka bir tanrı değildi de Vişnu idi?

Vişnu, Hint mitolojisinde Brahma ve Şiva ile birlikte Hint ilahiyatının üç ana tanrısını (teslisi, üçlü birliği) oluşturur. Aslında Hint mitolojisinde bu tanrıların avatarları, onların eşleri, çocukları derken milyonlarca tanrı olsa da Brahma, Şiva ve Vişnu üç ana tanrıdır, bilinç merkezidir. Aslında tek tanrının üç görevlisidir. 

Brahma, yaratıcıdır.
Şiva, yok edici / yıkıcıdır.
Vişnu ise koruyucu, devam ettiricidir. 

Vişnu, Rahu ve Ketu'yu ikiye bölerek aslında düzenin devamını sağlamaktadır. Hinduizme göre sonsuz bir yaşam-ölüm döngüsündeyiz ve bu döngüye, yani bu döngülü düzene samsara adı verilir. Samsara, etki ve tepki (karma) kurallarıyla çalışır. (Karmanın astrolojideki yansımaları ayrı bir yazı konusudur)Arzularımız/nefs (Rahu) ile manevi bilincimiz (Ketu) kavuşamadığı sürece düzen yani samsara aynen devam eder. 


***

Samsara döngüsünden nasıl kurtulunacağına dair Hinduizmin türlü teorileri, iddiaları ve felsefeleri de vardır. Bu iddiaların ortak görüşü ise tek bir varoluş (enkarnasyon) sürecinde samsaradan kurtuluşu (mokşa, sufizmdeki hidayet) sağlayabilecek mutlak bilgiye ve tecrübeye erişmek mümkün değildir. Bu yüzden her canlı defaatle, belki de milyonlarca kere samsara döngüsünden geçer. Bir kolyede dizili boncuklar gibi bütün varoluşlar (enkarnasyonlar) birbirine görünmeyen bir iple bağlıdır. Bu ip, Rahu ve Ketu'dur. Rahu ve Ketu'nun doğum haritasındaki yerleşimi bu varoluş süresince kişinin yaşam yolculuğunun ana hatlarını belirler. Bu manada Ketu, geçmiş yaşamlara; Rahu ise şimdiki ve gelecek yaşamlara dair ışık tutar. 

Astrolojide şimdiye dek hep Rahu'yu gidilmesi gereken hedef, Ketu'yu ise bırakılması gerekenler diye basitçe yorumlamış olabiliriz. Rahu, insanın arzu duyduğu ve cüret ettiği alanlar olduğu için ve bu manada günümüz şartlarında maddi anlamda (prestij, ün, para, evlilik, diploma, takdir vb) daha başarılı yapabilecek malzemeyi sağladığı için bu şekilde tavsiyedir. Ketu ise arzulu bir düşkünlük duymadığımız, başarılı olsak dahi kolayca vazgeçebildiğimiz alanlardır. Bu şartlarda Ketu'ya yönelmek kişinin motivasyonunu kesen durumlarla sık karşılaşmasına sebep olur. Kişinin maneviyat yolunda ilerlemesi ise Ketu sayesinde daha mümkündür. 

Yine astrolojide gezegenlerin de Rahu/Ketu'nun da olgunlaşma dönemleri vardır. Rahu 42 yaş civarında, Ketu ise 48 yaştan sonra olgunlaşır. İnsanın şiddetli arzuları, cüreti (Rahu) 42 yaşından sonra azalmaya veya insanın itici motivasyonu olmaktan çıkar. Manevi bilinci (Ketu) ise 48 yaşından sonra öne çıkmaya başlar. 

***
Maneviyat (mokşa/hidayet) gibi bir yolumuz yoksa da, dünyevi yaşam şartlarında bile Rahu ve Ketu, ikisi de birbirine ihtiyaç duyar. Ketu görüntüde arka planda çalışsa, önemsiz gibi dursa da yokluğu aslında Rahu'yu işlevsiz hale getirir. 

Aslında hayatın içinde Rahu ve Ketu'nun çok örneğini görürüz. Örneğin resimdeki grafik yumurtanın sperm tarafından döllenmesini göstermekte. Spermin kuyruğu (ketu) döllemeyi yapan dna'yı taşıyan başı (rahu) hedefine ulaştırır. Rahunun yakıtı, hızı görevini görür. Sonra kuyruk kafadan koparak ayrılır. Benzer bir biçimde, anne karnından bebek plazentası ile doğar. Plazenta (ketu) bebek dünyaya geldikten sonra bebekten kopar. Ketu sayesinde hayatta bir yere kadar ilerleyebilir ve sonrasında Rahu ile devam edebiliriz. 

***

Rahu ve Ketu'nun doğum haritasındaki ev yerleşimleri içinde bulunduğumuz madde dünyasında geçerliliği olan doğal yeteneklerimizi /yakıtı nereden aldığımızı (ketu) ve arzuların nereyi hedeflediği (rahu) en temel işaretler de olsa 

  • düğümlerin görünümlerinden, 
  • bulundukları burçların yönetici gezegenlerinden, 
  • yıldızlarından (nakşatralarından), 
  • yıldız yöneticilerinden 

arzuların ve gelişmiş yeteneklerin (yakıtın) nerelerde gezindiğine dair detaylara erişebiliriz. 

Bu detaylardan bazen Ketu tarafında daha uzun kalan, Ketu tarafında arzular duyan bir yaşam da çıkabilir. Örneğin Rahu'nun burç yöneticisi Ketu ile kavuşumdaysa veya Rahu'nun yıldız yöneticisi Ketu yönetimindeyse, o zaman bu kişinin arzuları, Ketu (doğal gelişmiş yetenekleri) etrafında gezinir. Bu olumlu ya da olumsuz değildir. Bu sadece böyledir. 

Vedik astrolojide Rahu ve Ketu sadece üçgen görünümler ve kavuşumlar yaparlar. Özellikle kavuştukları gezegenleri oldukça etkilerler. Örneğin Rahu ile kavuşan Venüs, kişiyi Venüsyen konularda (aşk, ticaret, lüks) aşırılıklara itebilir. Ketu ile kavuşan Venüs ise kişiyi bu konularda kayıtsız veya düşük motivasyonlu kılabilir. 



(1) Tasavvufta zıtların birliği, budizmde zıtlık prensibi şeklinde araştırabilirsiniz. Ayrıca Alan Watts'ın Mutluluğun Anlamı isimli kitabını da önerebilirim. 


Yeşim Arpat
[email protected]



Nakşatralar, Ay'ın bir günde aldığı mesafedeki yıldız kümeleridir. 
Ay konakları olarak da bilinirler. 
Transit gezegenler bu kümelere ait noktalardan geçerken bu yıldızların özelliklerini yaşantımızda belirgin hale getirirler. 

Aşağıda nakşatraların Vedik astrolojide Hindu/Lahiri sistemindeki burç ve dereceleriyle Batı astrolojisi sisteminde tekabül eden burç ve derecelerini tablolandırdım. 

Vedikten batı sistemine uyarlama için vedik derecelerine yuvarlak olarak 24° ekledim ve fakat iki sistem arasındaki derece farkı zamanla arttığı için doğum tarihinize göre bu farklar da değişebilir. 

Örneğin bugün, Haziran 2019 itibariyle iki sistem arasında 24°07' fark varken 1980 yılında fark 23°35', 1990 yılında 23°43' idi. 

Doğum haritanızdaki tam farkı ve vedik haritanızı çıkarmak için nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini şu linke tıklayarak okuyabilirsiniz.


























Yeşim Arpat
[email protected]



Batı astrolojisi sistemine göre Temmuz 2019'un burç yorumları youtube kanalımda yayında.

Ayın en önemli gündemleri:

Yengeç burcunda (Ardra yıldızında) Güneş Tutulması
Oğlak burcunda (Uttara Ashadha yıldızında) Ay Tutulması
Aslan ve Yengeç burcunda Merkür Gerilemesi 


[email protected]


Güneş ve Merkür'ün aynı burçta olmasına Vedik astrolojide Budhaditya Yoga ismi verilir. Merkür, Güneş'ten fazla uzağa gidemediği için çok da yaygın bir yogadır. Bu ikilinin beraber olduğu ev, o eve dair yetenekleriniz olduğu manasına gelir. Merkür Güneş'e yakınsa (12° yakınlık) yandığı için kişinin bu yeteneklerini gerçekleştirmesi biraz zor olur.

Eğer Merkür ve Güneş birbirine yarım derece kadar yakınsa (hatta tam olarak 17 dakika yakınlık) kişiye parlak bir zihin verir. Arap astrolojisinde 'cazimi' ismi verilen bu durumda kavuşumun olduğu evin veya Merkür'ün yönettiği evlerle alakalı konulardaki yetenekler göz alıcı seviyelerde olabilir. Merkür'ün cazimi olduğu günlerde aydınlık bir zihnimiz, parlak fikirlerimiz olabilir.

Cazimi konsepti vedik astrolojide yoktur ama yokluğu geçersiz olduğu manasına gelmez. Astroloji temel prensipleri dışında kuralları tamamen tecrübelere, gözlemlere göre şekillenen ve gelişen bir bilgidir. 

Kendi incelediğim haritalardan vardığım kişisel sonuç ise yanık Merkür'e görünüm yapan yararlı gezegenlerin yanığa iyi geldiği ve Merkür'ün Güneş'le kavuşumdan uzaklaşmaya başladığında daha kuvvetli olduğudur. Yanık gezegenler, görevlerini Güneş'e devrettikleri için de kuvvetli bir Güneş varsa yanık gezegen etkileri yaşanmayabilir.

Güneş'e yakın olan gezegenler 'yanık' diye kategorilendirilseler de gezegenin Güneş'ten daha ilerde olması ile Güneş'ten geride (daha düşük derecede) olması arasında etki farkı vardır. İleri olan gezegen her zaman geride olanın etkisine kapılır. Bu manada, Güneş'e yaklaşan Merkür (gerideki gezegen) esnasında, Güneş Merkür'leşir. İletişim kurmakta zorlanabilir, sık fikir değiştirebiliriz. 

Merkür, Güneş'i geçince ise Merkür Güneş'leşir. Bu sefer Merkür iletişim kurarken göz alıcıdır. Kendini dinletir. Sadece biraz fazla 'kibirli' bir dilden konuşuyor olabilir. Fikirlerine fazlasıyla güvenir. Hata yaptığını kabul etmeyebilir. 

Her iki durum da 'Yanık Merkür' diye geçer ama yaşama yansımaları birbirinden farklıdır. .

--
Cazimi de, yanıklığa dair tüm bahsettiklerim de, sadece Merkür için değil, herhangi başka bir gezegen için de geçerlidir. Retro gezegenler Güneş'le aynı yönde hareket etmedikleri için yanık sayılmazlar.

Güneş ve diğer gezegenlerin kuvvetine dair açıklama yapan geçmiş bir yazım için tıklayınız.  



[email protected]