Dolunay 12. Evde

Birkaç gündür Londra'dayım. Şehir kıpır kıpır. Her zamanki şiddetinde, hızında. Her zamanki gibi yaşantılı görünüyor. Ama sanki sıkıntılı bir Türk filmi sahnesini yaşıyor gibiyim. Az konuşmalı. Çokça uzaklara bakmalı. Şehrin sesi bile kısılmış sanki. Ortam sesleri, kornası, sireni bile yok. 

Çok rüya görüyorum bu günlerde. Hepsini de hatırlıyorum. Çoğunda bir şey kaybediyorum. Kaybettikçe rahatlıyorum, diyor Zehra.  

Ay'ın 12. evde dolması böyle bir şey. Yavaş ve sessiz. Rüya gibi hafif ama içi çok ağır. Gerçek dünyadan uzaklaşıp içimize dönüp kaybettiklerimizle vedalaşma zamanı.  
Sonraki YazıSonraki Kayıt Önceki YazıÖnceki Kayıt Ana Sayfa